Vicdana, Dine Havale Edilen Kayıt Dışı İşçiler
Sancaktepe’den bir işçi
İşçilerin kronikleşen sorunlarından biri de, kayıt dışı istihdamdır. İşçilerin yarıdan fazlası kayıt dışı yani sigortasız çalıştırılmaktalar. Patronlar işçileri kayıt dışı çalıştırarak büyük kârlar elde ediyorlar. Benim yaşadığım mahallede bulunan birçok işçi sigortasız yani kayıt dışı çalışıyor. Birçoğu işten atılma korkusu ile sesini çıkarmıyor. Kimisi de sigorta yaptırıp yaptırmamanın patronun isteğine bağlı bir şey olduğunu söylüyor. Sigortanın bir hak olduğunu bilmiyor maalesef.
Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan, patronların kayıt dışı işçi çalıştırmasıyla ilgili olarak şöyle demiş: “Bu işin önce VİCDANİ sorumluluğu var. İşçiyi kayıt dışı çalıştırıyor olmak hırsızlık yapmak demektir. Bunun hem DİNİ boyutta, hem maddi boyutta, hem de kanunda cezası var. Yani o insanın hakkını yiyorsunuz. ALLAH bile, bana kul hakkıyla gelmeyin, neyle gelirseniz gelin diyor.”
Devletin sorumlu bakanı, konu patronları karşısına almak olunca, işi nasıl da VİCDANA, DİNE, ALLAH’a havale ediyor. İşsizlikten kıvranan, yokluk yoksulluktan, açlıktan ölen işçinin arkasından da bir Fatiha okur herhalde, başka ne bekleyebiliriz ki! Peki, neden istediği kanunu çıkarabilen, tek başına iktidar olmuş bir partinin bakanı Çağlayan, patronlara gelince işi Allah’a havale ediyor? Çünkü onların tek bir amacı var, patronların daha fazla kâr elde etmesini sağlamak.
Sigorta prim bildirgeleri ile ilgili para cezaları var. Örneğin, işçinin işe giriş bildirgesinin yasal süresi içinde kuruma verilmemesi, her işçi için asgari ücretin brüt tutarı kadar para cezası ödenmesini gerektiriyor. Sigortasız işçi tespit edildiğinde ise “arkadaş sen kaçak işçi çalıştırıyorsun, bunun cezası şu kadardır” denemiyor. Bunun yerine “sigortalı işe giriş bildirgesi verilmedi” diye 608 lira para cezası kesiliyor. Peki, kayıt dışı işçi çalıştırılması durumunda Batı ülkelerinde nasıl uygulamalar var bir bakalım. Almanya’da 500 bin euro ve 5 yıla varan hapis cezası, Fransa’da 45 bin euro ve 5 yıl hapis cezası, Hollanda’da 45 bin euro ve 1 yıl hapis cezası, Finlandiya’da 1 yıl hapis cezası uygulanıyor. Tabii bu ülkelerden dikkat çekici cezalar uygulayanlara bakacak olursak, tarihinde işçi sınıfının ne denli güçlü olduğunu, direngen olduğunu biliyoruz.
Sorunu o zaman biraz da kendimizde aramalıyız. Batı ülkelerine bu yaptırımlar gökten zembille inmedi elbette. Ne kadar sorunlarımıza, sınıfımıza sahip çıkar, örgütlenir ve meydanları doldurursak, bu basınçla o kadar güzel günlere ulaşabiliriz. Nasıl ki inat ve ısrarla mücadeleden geri durmayan bilinçli işçilerin, devrimcilerin sayesinde hükümet 1 Mayıs’ın tatil edilmesini kabul ettiyse, örgütlü mücadelemizle kayıt dışı işçi çalıştırılmasına da engel olacağız.
