Berdan Güney
“İşkenceye Sıfır Tolerans” ve Gerçekler
Türkiye’de burjuva cumhuriyetin kuruluşundan bu yana, ekonomik ve siyasal haklar için mücadele yürütenler, ağır baskı ve şiddet uygulamalarına maruz kaldılar. Demokratik haklar bağlamında açılan davalarsa uzun sürelere yayılarak zaman aşımına uğratılıyor. Böylece “adalet” sınıfsal doğasına uygun bir şekilde tecelli ediyor!
DİSK 13. Genel Kurulunda Değişenler, Değişmeyenler
Bugün DİSK dâhil hiçbir sendikada işçiler sendikalarını denetleme hakkına sahip değiller. İşçiler sadece birer “oy” olarak görülüyorlar. İşçi sınıfını bağımsız sınıf çıkarları ekseninde örgütleyecek militan bir sendikacılık anlayışını yeşertmek, sendikaların tepelerinden gerçekleşmeyecektir. Bu ancak, işçilerin sendika tabanlarında, fabrikalarda ve işçi semtlerinde yorulmadan, sabırla yürüttükleri faaliyetler sayesinde yeşerebilecektir.
Dubai’de İnşaat İşçilerinin Grevi Sona Erdi
Arap Yarımadasında, Körfeze kıyısı olan Birleşik Arap Emirlikleri’ni oluşturan yedi emirlikten biri olan Dubai’de, Güney Asyalı inşaat işçileri, düşük ücretleri, uzun çalışma saatlerini, kötü çalışma ve barınma koşullarını protesto etmek için 29 Ekimde greve gitmişlerdi.
Mısır İşçi Sınıfı Yeniden Hareketleniyor
Mısır işçi sınıfı, tarihinin en hareketli dönemini yaşıyor. 2006 yılının Aralık ayında başlayan ve etkisi genişleyerek yayılıp Mısır’ı sarsan grev dalgası geçtiğimiz ay tekrar canlandı.
Kapitalizm ve Köle Ticareti
İngiltere’de her yılın Ekim ayı, “Siyahların Tarihini Hatırlama Ayı” olarak anılır. Bu yıl da müzelerde ve yerel belediyelerin kütüphanelerinde, Malcolm X ve Martin Luther King gibi siyahi liderlerin konuşmalarının dinletildiği özel anma törenleri gerçekleştiriliyor.
Üniversiteli Olma Hayali ve ÖSS
Milyonlarca gencin umut bağladığı ÖSS sınavlarından biri daha geride kaldı. Bu yıl sınava girenlerin sayısı yaklaşık 103 bin kişi artarak 1 milyon 640 bine ulaştı. Ayrıca 135 bin öğrenci de sınavsız geçiş hakkından yararlanmak üzere başvuruda bulundu. Her sene 2 milyona yakın öğrenci “güvenli” bir gelecek hayaliyle üniversite sınavlarına giriyor. Sınava giren bu öğrencilerden sadece 150 bini örgün eğitim görmek üzere dört yıllık üniversitelere yerleşebilirken, yaklaşık 400 bini ancak Açık Öğretim fakültelerinde öğrenim görme şansı bulabiliyor. Geriye kalan 1 milyonun üzerindeki öğrenciyse hayalini çoğunlukla bir sonraki yıla ertelemek zorunda kalıyor.
Çocuk Pornosu Bahane
Geçtiğimiz aylarda medyada yer alan haberlerin ana eksenini uzunca bir süre çocuk pornosu konusu oluşturdu. Bu haberlerde Türkiye'nin çocuk pornosunun dünyadaki bir numaralı merkezi haline geldiği ısrarla vurgulandı ve internet kafelere yapılan baskınlar, çocuk pornografisi ticaretini iş edinenlere yönelik yapılan polisiye operasyonlar ve gözaltılar sansasyonel biçimde öne çıkarıldı. Bu haberlerin hemen ardından da, çocuk pornografisini engelleme bahanesiyle, internetin sıkı bir denetim altına alınmasını sağlayacak yasal düzenlemelerin yapılması gündeme geldi. Bu çerçevede, AKP hükümeti tarafından, 'İnternet Ortamında Yayın Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Kanun Taslağı' adı altında bir yasa taslağı hazırlandı. Bu taslak, 40 maddeden oluşan bir yasaklar silsilesinin yanı sıra, internet sitelerini takip etmekle sorumlu ve olağanüstü yetkilerle donanmış bir kurum olarak Bilişim Güvenliği Başkanlığının kurulmasını da içeriyor.
Kavel Grevi
1963 yılına girilirken İstanbul'da Kavel kablo fabrikasında çalışan işçiler 62 gün boyunca devam edecek ve sınıf mücadelemizin tarihine büyük harflerle geçecek destansı bir grev başlattılar. Onların grev boyunca sergiledikleri kararlı tutumları Türkiye işçi sınıfı için bir kıvılcım oluşturdu. Ve en temel burjuva demokratik haklara dahi daha yeni yeni kavuşmakta olan Türkiye'de, grev ve toplu sözleşme hakkı ilk kez bu grev sayesinde yürürlüğe konuldu.
Kapitalizmde Yoksulluk Bolluğun Kendisinden Doğar
Son haftalarda burjuva medyada yoksulluk oranlarının değişimine dair veriler yayınlanıyor. Bu rakamların yanında yoksulluğun ve işsizliğin neden arttığına dair değerlendirmelere de yer veriliyor. Araştırma yürüten kurumlardan biri olan TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu), Dünya Bankası'nın 'sosyal riskin azaltılması projesi' adı altında sağladığı fonla bir anket çalışması gerçekleştirmiş.
İş "Kazaları"
Yaşayabilmek için sağlığa uygun olmayan koşullarda çalışmak zorunda kalan işçilerin karşılaşabilecekleri en büyük tehlikelerden biridir iş kazaları. Bir kaza sonucunda 'iş göremez' hale gelmeleri, yani işgüçlerinden olmaları karın tokluğuna çalışan işçiler için tam anlamıyla yıkımdır. Teknoloji ilerliyor ama iş kazaları yine de yaşanmaya devam ediyor. Dünyadaki zenginliklerin gerçek yaratıcısı olan işçiler bugün esiri oldukları kapitalizmin onlara sunduğu sağlıksız, güvenliksiz iş koşullarında çalışmak zorunda kalıyorlar.
