İlkay Meriç

Osmanlı’dan TC’ye Kadın Hareketi ve Kadın Hakları /1

İlkay Meriç

Geçmişin inkârı temelinde inşa edilen Kemalist rejim, Osmanlı’da Tanzimat’la başlayan aydınlanma çabalarını, bu doğrultuda atılan adımları, bu uğurda verilen tarihsel mücadeleleri yok sayarak, cumhuriyet sonrasında gerçekleştirilen reformları “ulu önder”in bir lütfuymuş gibi göstermiş ve bugüne dek bunu temel bir propaganda unsuru olarak kullanmaktan vazgeçmemiştir. Vitrin süsü yapılmaya pek müsait olan kadın hakları meselesi de aynı anlayışla Kemalist propaganda aygıtının malzemesi haline getirilmiştir.

Yemen: Emperyalist Savaşın Yeni Hedefi

İlkay Meriç

Anadolu topraklarında, çöllere gömülen askerlere yakılan ağıtlarla anılan Yemen, bugünlerde ABD-İngiltere öncülüğündeki emperyalist cephe tarafından, El Kaide’nin orada üslendiği bahanesiyle topun ağzına yerleştiriliyor.

Sığ Hayaller, Büyük İdealler ve Mutluluk

İlkay Meriç

Kapitalizm insanları dev bir kafese hapsetmiş durumda. Çıkışsızlık içinde çırpınan emekçiler, bir yandan ayakta kalma mücadelesi verirken, bir yandan da her türlü büyük ideal ve amaçtan uzaklaştırılarak, küçük mülkiyet heveslerinin ve sığ beklentilerin peşine düşmeye mahkûm ediliyor.

GDO’lara Nasıl Bakmalı?

İlkay Meriç

Genetiği değiştirilmiş organizmalara (GDO) ilişkin hükümetin çıkardığı yeni yönetmelik, GDO’lu ürünler konusundaki tartışmaların hararetli bir şekilde gündeme taşınmasını da beraberinde getirdi. Ancak insan sağlığını yakından ilgilendiren böylesi bir konuda bile akıl almaz bir bilgi kirliliği yaratmaktan geri durmayan burjuva medya, bilimsellikten son derece uzak yayınlarla kitleleri büyük bir kafa karışıklığına sürükledi.

Tekellerin İnsafına Terk Edilen Sağlık

İlkay Meriç

Emeklilik yaşını yükselten, sağlık sisteminde emekçilerin aleyhine pek çok düzenleme yapan ve bunu “iflas eden sosyal güvenlik sistemini sağlıklı bir şekilde işler hale getirmek” üzere yaptığını iddia eden AKP hükümeti, SSGSS yasası daha birinci yılını doldurmadan, sosyal güvenlik açıkları artıyor diyerek yeni saldırılara girişti.

Özel Mülkiyet Ne Ezelidir Ne de Ebedi!

İlkay Meriç

Özel mülkiyetin kutsayıcıları yüz yıllardır aynı yalanları tekrarlayıp dururlar: “İnsanoğlunu diğer canlılardan ayıran en önemli özelliklerinden birisi mülkiyete olan tutkusudur. İnsan; parayı, mal ve mülkü seven bir varlık olarak yaratılmıştır. İnsan ihtiyaçlarından ziyade insan isteklerinin sınırsız olması nedeniyle insanoğlunun para, mal ve mülk sevgisi hiçbir zaman yok olmaz.”

12 Eylül’ün 29. Yılında

İlkay Meriç

12 Eylül 1980’de ordu eliyle gerçekleştirilen faşist darbenin üzerinden 29 yıl geçmesine rağmen, Türkiye halen bu karabasanın izlerini üzerinden atabilmiş değil. Cuntanın hazırladığı faşist anayasa genel ruhu açısından bugün de yürürlükte.

Statükonun Perde Önündeki Koçbaşı: Yargı

İlkay Meriç

Burjuva siyaset arenasında son haftalarda yine hareketli günler yaşanıyor. Genelkurmay karargâhında görevli bir albayın imzasını taşıyan “İrtica ile Mücadele Eylem Planı”nın ortaya çıkmasının yarattığı gerginlik, sivillerin askeri yargıda yargılanmalarının önünü kapayan ve askerlerin adli yargıda yargılanmasına olanak tanıyan kanunla iyice tırmandı.

Patrona Müşfik, İşçiye Kuzgun Devlet

İlkay Meriç

İşçi sınıfı tüm dünyada büyük bir saldırı dalgasıyla yüz yüze. Ekonomik ve sosyal hak gaspları, sendikasızlaştırma, uzayan çalışma saatleri, düşen ücretler, ücretsiz izinler, emniyetsiz çalışma koşulları tüm ülkelerde norm halini alırken, işsizlik oranları da tarihi rekorlar kırıyor.

Koruculuk Sistemi: Kürdü Kürde Kırdırmak

İlkay Meriç

Kürt sorununda çözüm tartışmalarının alevlendiği ve PKK’nin 1 Hazirana kadar eylemsizlik kararı aldığı kritik bir dönemde, Mardin’in Zanqirt köyünde (Bilge köy) 17’si kadın, 6’sı çocuk 44 kişinin makineli tüfeklerle taranarak katledildiği haberi geldi.

Obama’nın Ziyareti ve Emperyalist Planlar

İlkay Meriç

Dünyayı savaşla, kanla yeniden şekillendirmek ve paylaşmak isteyen emperyalist güçler, G-20 zirvelerinde, NATO toplantılarında ve kapalı kapılar ardında gerçekleştirdikleri daha nice toplantıda emperyalist planlarına yön vermeye çalışıyorlar.

Sefalet ve Çelişkiler Ummanı Hindistan

İlkay Meriç

Slumdog Millionaire (Milyoner Gecekondu İti) filminin 8 dalda Oscar ödülü kazanmasının ardından, Hindistan, yoksullukla zenginliğin en uç noktalarda yaşandığı bir ülke olarak daha bir dikkat çeker oldu.

Emperyalist Savaş Makinesi Körükleniyor

İlkay Meriç

Gezegenimizin dört bir yanında her gün binlerce insanın katledildiği savaşlar emekçiler için korkunç bir yıkım anlamına gelirken, savaş makinesi, burjuvazi tarafından ekonomiyi canlandıracak bir doping aracı olarak kullanılıyor.

Gazze’nin Aynasında Emperyalist Savaş Gerçeği

İlkay Meriç

Katil İsrail devleti, 22 gün boyunca soluk aldırmaksızın havadan ve karadan bombardımana tuttuğu Gazze’den, bozulması pamuk ipliğine bağlı göstermelik bir ateşkesin ardından geri çekildi. Haftalarca devam eden bu akıllara durgunluk verici vahşet esnasında, ABD, AB ve onların dümen suyundaki Arap devletleri, var güçleriyle, “Hamas’ın saldırılarına karşı kendini savunma hakkını kullandığını” iddia ettikleri İsrail’in arkasında yer aldılar.

Huzur Bozan Özürcüler

İlkay Meriç

Bir grup liberal aydının, “1915’te Osmanlı Ermenilerinin maruz kaldığı Büyük Felâket’e duyarsız kalınmasını, bunun inkâr edilmesini vicdanım kabul etmiyor. Bu adaletsizliği reddediyor, kendi payıma Ermeni kardeşlerimin duygu ve acılarını paylaşıyor, onlardan özür diliyorum” diyerek, internet üzerinden başlattıkları imza kampanyası, milliyetçi-ırkçı-devletçi kesimde büyük bir öfke kabarmasına yol açtı.

Obama: Siyahla Aklamak

İlkay Meriç

Aylardır tüm dünyayı meşgul eden ABD başkanlık seçimleri, Barack Obama’nın 44. ABD başkanı seçilmesiyle sonuçlandı. McCain’in oy oranı %46’da kalırken, %52’lik seçmen desteğiyle Obama, rakibi McCain’den 7,4 milyon fazla oy aldı. Bu seçim, bir siyahın ilk kez başkanlık koltuğuna oturacak olmasının yanı sıra katılım oranının yüksekliğiyle de tarihe geçti. John Kennedy’nin başkan seçildiği 1960 seçimlerinin rekoru (%63), bu seçimdeki %66’lık katılım oranıyla kırılmış oldu.

Diller Dağından Emperyalist Paylaşım Alanına

İlkay Meriç

Dünyanın en çeşitli etnik bileşimine sahip coğrafyalarından birisidir Kafkaslar. Farklı dillere, dinlere ve etnik kökenlere sahip çok sayıda halk, bin yıllardır bu coğrafyada iç içe geçmiş bir şekilde yaşamaktadır. Ne var ki, halkların gönüllü birlikteliği temelinde muazzam bir kültürel zenginliğin ifadesi olacak ulusal çeşitlilik, kapitalist-emperyalist sistemde, en azgın çatışmaların, boğazlaşmaların ve düşmanlıkların kanlı yatağına dönüştürülmektedir.

Küba İşçi Sınıfını Savunmanın Yolu Nereden Geçiyor?

İlkay Meriç

Yeni devlet başkanı Raul Castro’nun (Fidel’in kardeşi) geçtiğimiz Temmuz ayında Küba parlamentosunda açıkladığı son kararlar, gerek burjuva basının gerekse sosyalist basının dikkatlerinin bir kez daha bu ülkeye çevrilmesine yol açtı. “Küba kapitalizme geri mi dönüyor” sorularını yeniden alevlendiren söz konusu kararlar, egemen bürokrasinin Küba’nın içinde bulunduğu duruma yönelik tespitlerinin yanı sıra sözde çözüm önerilerini de içeriyordu.

Obama Değişim mi Getirecek?

İlkay Meriç

İşsizlik, düşük alım gücü ve ödeyemedikleri kredi borçlarının bindirdiği basınç altında ezilen, hiçbir sosyal güvencesi bulunmayan, emeklilik denen bir olguyu çoktandır unutan, birbiri ardına çıkarılan faşizan yasalarla ve uygulamalarla kuşatılan milyonlarca Amerikalının öfke ve hoşnutsuzluğu alabildiğine artmış durumda. İşçi ve emekçilerin büyük çoğunluğu artık yeter diyor ve “değişim” istiyor. İşte tam da bu yüzden büyük sermayenin sahneye koyduğu seçim oyununun en önemli yanını “değişim” teması oluşturuyor. Baş aktörlüğü ise Demokrat başkan adayı Barack Obama yapıyor.

Sözde Laik-Dinci Çatışması Ardında Devam Eden İktidar Kapışması

İlkay Meriç

Burjuvazinin iç kapışmasında görece bir yatışma yaşandığı kış aylarının ardından, Türkiye baharla birlikte it dalaşının da yeniden kızışmasına tanık oluyor. Üniversitelerde başörtüsünün yolunu açan anayasa düzenlemelerinin Anayasa Mahkemesine intikal ettirilmesi, bunu takiben AKP’ye kapatma davası açılması, ardından gelen Yargıtay muhtırası ve Mahkemenin türban düzenlemelerini iptal etmesi burjuva siyasetin kaynama noktasına ulaşmasına yol açtı.

İstihdam Paketi mi, Patronlara Kıyak Buketi mi?

İlkay Meriç

Asıl adı “İş Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı” olan ve “İstihdam Paketi” olarak anılan yasa tasarısı geçtiğimiz günlerde Mecliste kabul edildi. Başta TÜSİAD olmak üzere tüm sermaye çevreleri hükümetin bu paketi bir an önce Meclisten geçirmesini sabırsızlıkla bekliyorlardı.

Kapitalizm İnsanlığı Açlığa Mahkûm Ediyor

İlkay Meriç

Dünyayı pençesinde kıvrandıran kapitalizm canavarı, kanını emerek hayat bulduğu emekçi sınıfları her geçen gün bir felâketten diğerine sürüklemeye ve milyonların canını almaya devam ediyor. Irak ve Afganistan’ı cehenneme çeviren emperyalist savaş kısa sürede dünya ölçeğinde derin bir ekonomik krizle bütünleşirken, fahiş biçimde artan gıda fiyatlarıyla korkunç bir hal alan açlık da bu felâket tablosunu tamamlıyor.

Efsaneleştirilen Köy Enstitüleri ve Gerçekler

İlkay Meriç

Kuruluşları günümüzden 68 yıl öncesine uzanan ve Demokrat Parti döneminde kapatılan Köy Enstitüleri, aradan onlarca yıl geçmiş olmasına rağmen halen şu ya da bu vesileyle tartışma gündemine gelen konulardan biridir. Dönemin devlet partisi konumundaki CHP’nin Kemalist ideolojiyi toplumun kılcal damarlarına dek yayma ve iktidarını güvenceye alma amacı da güderek uygulamaya soktuğu bu kurumlar üzerinde özellikle 50’li ve 60’lı yıllarda ciddi tartışmalar yürütülmüştür.

Emekçi Kadınlar ve Emperyalist Savaşlar

İlkay Meriç

Bugün de, Asya’dan Amerika’ya, Avrupa’dan Afrika’ya, dünyanın dört bir yanında kapitalist-emperyalist sisteme ve onun yarattığı kanlı savaşlara karşı mücadele eden devrimciler arasında on binlerce kadın bulunuyor. Onlar işçi sınıfının kadınıyla erkeğiyle en geniş kesimlerinin bu kanlı sömürü sitemine son vermek üzere mücadeleye atılmasını sağlamak için savaşım veriyorlar. Yine günümüzde sömürgeciliğe karşı yükseltilen ulusal kurtuluş mücadelelerinde yer alan Filistinli, İrlandalı, Kürt kadınlar da erkeklerle omuz omuza savaşıyorlar.

Burjuva Devletin Bütçesi ve Vergiler

İlkay Meriç

Devletin finansmanının hangi sınıfların sırtına yüklendiğine ve kaynakların hangi sınıflara akıtıldığına dair önemli bir gösterge oluşturan devlet bütçeleri, burjuva hükümetlerin izledikleri ekonomik ve sosyal politikaların genel bir özetini sunarlar. Bu nedenle de bütçeler burjuvazi kadar işçi sınıfını da yakından ilgilendirirler.

Chavez’in Referandum Yenilgisi

Ya da Oportünizmin ve Reformizmin Hayal Kırıklığı

İlkay Meriç

Referandumun yenilgiyle sonuçlanmasının nedenlerini bulmak isteyenler her şeyden önce hayaller âleminden çıkıp Venezuela’nın somut gerçekler dünyasıyla yüzleşmek zorundadırlar. Dokuz yıldır “devrim” yaşandığı ve “sosyalist” önlemlerle “sosyalizme” yürüdüğü söylenen Venezuela’da, halkın %34’ü yoksulluk sınırının altında yaşamaya devam etmektedir.

Özelleştirilmiş Savaş Aygıtları ve Profesyonel Ordular

İlkay Meriç

Çeşitli ülkelerdeki vukuatları saymakla bitmeyen Blackwater türü özel ordular, yasal muafiyetleri nedeniyle dokunulmazlık zırhına bürünmüş durumdalar. Bu savaş örgütlerinden suç teşkil eden eylemlerinden ötürü hesap sorulamıyor.

Myanmar ve Emperyalizmin İkiyüzlülüğü

İlkay Meriç

Kırk beş yıldır totaliter ve baskıcı bir askeri cuntanın işbaşında olduğu Myanmar’da, Eylül ayında doruğa tırmanan protesto gösterileri azgın bir devlet saldırısıyla yüz yüze geldi.

Kapitalizmin Tarihi Soykırımlarla Bezelidir

İlkay Meriç

Tüm bunlar, yüz binlerce insanın yok edilmesine varan katliamların, ancak emperyalistlerin ilgili bölgelerdeki çıkarları bunu gerektiriyorsa “soykırım” olarak adlandırıldığını yeterince kanıtlamaktadır. Bizler, üretimin kâr için yapıldığı ve “insani değerler” başta gelmek üzere her şeyin metalaştırıldığı kapitalist bir dünyada yaşıyoruz. Kapitalizmin tüm tarihi, burjuvazinin kendi çıkarları için vahşetin hiçbir türünden kaçınmadığının, bu uğurda on milyonlarca insanı feda edecek kadar gözü dönmüş bir sınıf olduğunun inanılmaz örnekleriyle doludur.

Kuzey İrlanda’da İngiliz Oyunu Sürüyor

İlkay Meriç

İngiliz ordusu, 38 yıldır işgal altında tuttuğu Kuzey İrlanda’dan, geride 5 bin kişilik bir birlik bırakarak 31 Temmuzda çekildi. İngiliz birlikleri, 1969 Ağustosunda, Katoliklerle Protestanlar arasındaki çatışmaları engelleme bahanesiyle Kuzey İrlanda’ya girmiş ve orada onyıllar boyunca devam edecek büyük bir devlet terörü dalgası başlatmışlardı.

Variations of Bonapartism from Nasser to Chavez

İlkay Meriç

The recent developments in Venezuela and especially Chavez’s talk of socialism which he named as “Socialism of the 21st Century” created a new wave of excitement in the vast majority of the world socialist movement. It is undoubtedly exciting and pleasing for anyone who calls himself/herself Marxist to see that working masses demonstrate openly their discontent against the system by eliminating traditional bourgeois parties, repulse - by fighting in the streets - attempts of coup d´état supported by the Venezuelan oligarchy and the US imperialism and finally create a revolutionary situation. But, the meaning of these developments changes when it is realized that the real source of this wave of excitement is not the revolutionary situation created by the initiative of the masses but the demagogical talk and populist policies of Chavez.

“Tam Bağımsız Türkiye” Değil Sosyalist Bir Dünya

İlkay Meriç

Beyin insana türlü türlü oyunlar oynayabilen bir organ. Bu oyunlardan biri de dejavu olarak bilinir. İnsan bazen, bir olayı yaşadığı sırada “ben bunu daha önceden yaşamıştım” hissine kapılır. İşte son zamanlarda Türkiye’de insanı fazlasıyla bu hisse sürükleyebilecek türden şeyler yaşanıyor. Ama ne yazık ki yaşadığımız bir dejavu, yani bir beyin oyunu değil, gerçeklik. “Tam Bağımsız Türkiye” sloganının meydanlarda yeniden hayat bulmasıysa bu gerçekliğin ironik bir parçası. 1960-70’lerde sol harekete damgasını vuran ve kitleleri peşinden sürükleyen bu slogan, bugünlerde, darbecilerin organize ettiği cumhuriyet mitinglerinde kürsünün kullandığı temel sloganlardan biri haline gelmiş bulunuyor. O darbeciler ki, bir zamanlar “tam bağımsız Türkiye” mücadelesi veren Denizleri, Hüseyinleri, Mahirleri, İbrahimleri ve daha nice devrimciyi gözlerini kırpmadan darağaçlarında sallandıran, kurşuna dizen, işkencelerden geçirip katledenlerdir.

Bürokrasinin Sultası ve Sendikal Birleşmeler

İlkay Meriç

Dünya işçi sınıfı, burjuvazinin 80’lerle başlayan ve 90’lı yıllardan itibaren ivme kazanan saldırılarıyla yüz yüze bulunuyor. Ekim Devrimini takip eden dalganın dünya kapitalist sisteminde yarattığı kırılmanın “onarılması”, ücretli kölelik sisteminin küresel ölçekte yayılmasının ve egemenliğini derinleştirmesinin önündeki tüm engellerin yıkılmasını da beraberinde getirdi. Sermaye kendisini dizginleyecek örgütlü bir gücün bulunmamasının verdiği rahatlıkla, alabildiğine pervasızlaştı ve saldırganlaştı. Krizin ve düşen kâr oranlarını yükseltme güdüsünün doğal bir sonucu da, sermaye yatırımlarının giderek artan bir hızda emeğin örgütsüz ve çok daha ucuz olduğu ülkelere kaydırılması oldu. Bu durum İkinci Dünya Savaşından sonra işçi sınıfının yaşam standartlarında belirgin bir iyileşmenin görüldüğü ve işsizliğin oldukça düşük düzeylerde seyrettiği Avrupa’da, savaş sonrası işçi kuşaklarının o zamana dek görmedikleri bir işsizlik tablosuyla karşı karşıya kalmalarına yol açtı. Bunlara paralel bir diğer olgu ise, geleneksel olarak daha güçlü olduğu bu kıtada bile, işçi sınıfının sendikal mevzilerinin hızla gerilemekte oluşudur.

Burjuva Feminizmi Yine Sahnede

İlkay Meriç

Kadın Adayları Destekleme ve Eğitme Derneğinin (KA-DER) seçimler dolayısıyla başlattığı “renkli” kampanya, burjuva medyanın yakın ilgisine mazhar oldu. Burjuva sanat, basın, magazin ve iş âleminden ünlü kadınların bıyık ve kravat takarak verdikleri pozlarla başlayan bu “ses getirici” kampanyanın amacı, seçimler sonrasında meclis sıralarının en az üçte birini kadın vekillerin doldurması olarak açıklandı.