Serhat Koldaş
Ortadoğu’da Değişen Dengeler ve Hamas-El Fetih Yakınlaşması
Geçtiğimiz Aralık ayında, Hamas lideri Halid Meşal’in Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) liderlik seçimlerini organize edecek komiteye katıldığı açıklandı. Bu gelişme, Hamas’ın FKÖ’ye katılma yolunda önemli bir adım atması olarak yorumlanıyor.
Ermeni Halkının Acıları ve Egemenlerin Çıkar Çatışması
Burjuva medyada yine milliyetçi fırtınalar kopuyor. Siyasetçisinden köşe yazarına herkes Fransa’ya ve Sarkozy’ye küfretmek ve bir Ermeni soykırımı yaşanmadığını kanıtlamak için birbiriyle yarışıyor. Fransa’ya sıkılan kallavi tehditlerle, Fransız şirketlerini ve markalarını boykot etme çağrıları gırla gidiyor.
Çanlar Avrupa Kapitalizmi İçin Çalıyor!
Kapitalizmin 2008’den bu yana içerisinden çıkamadığı dünya ekonomik krizi, Ağustos ayının ilk haftalarında yeni bir atakla dünya piyasalarını bir kez daha salladı. 2008’de patlak veren derin bunalımın ilk günlerinde yaşanan çöküşten bu yana dünya borsalarında ve finans piyasalarında bu kadar sert bir sarsıntı yaşanmamıştı.
Erler Kobay Olarak Kullanılıyor
Gülhane Askeri Tıp Fakültesi (GATA) Nöroloji bölümünde, hareket bozukluğu (diskinezi) rahatsızlığı nedeniyle birliklerinden tedavi amaçlı olarak GATA’ya gönderilen 20 er üzerinde, izinleri alınmadan yasa dışı şekilde deneyler yapıldığı Nisan ayı başında ortaya çıktı.
Kapitalizm ve Genç Nüfusta İşsizlik
İşsizlik tüm dünyada artıyor. Kapitalizmin istihdam sağlayamadığı yüz milyonlarca insan açlık, yoksulluk ve ümitsizlik bataklığına sürükleniyor. Ülkeden ülkeye farklılık gösterse de tüm dünyada işsizlik oranları çarpıcı bir gerçeği ortaya koyuyor: Kapitalizm özellikle genç nüfusun önemli bir kısmına istihdam sağlayamıyor.
Kıbrıs’ta Neler Oluyor?
Kuzey Kıbrıs’ta, 28 Ocakta, Sendikal Platform öncülüğünde düzenlenen “Toplumsal Varoluş Mitingi”ne 40 bini aşkın emekçi katıldı. Mitinge muhalefet partileri ve esnaf odaları, akademisyenler ve sanatçılar da destek verdi. Böylelikle, yaklaşık 270 bin nüfusa sahip Kuzey Kıbrıs’ta, tarihinin en büyük mitinglerinden biri gerçekleşti.
Ulusal Sorun Üzerine Bazı Hatırlatmalar
Türkiye’de milliyetçi sol kesimler, Kürt sorunu karşısındaki gerici pozisyonlarını perdelemek için binbir türlü gerekçe üretiyor. Ulusların kendi kaderlerini tayin hakkını kabul eder görünürken, bu ilkenin içeriğini boşaltarak ya da çarpıtarak Kürt halkının kendi kaderini tayin hakkını inkâr etmenin yollarını döşüyorlar. Milliyetçi küçük-burjuva akımların gerici siyasal pozisyonlarını sol görünümlü söylemlerin ardına gizleme hususundaki marifetleri malûmdur.
Fransa’daki İşçi Mücadelelerinin Düşündürdükleri
Kapitalist düzenin küresel krizini atlatmak üzere izleyeceği yol ve yöntemler, bunu takiben sürecin nasıl ilerleyeceğine dair değerlendirmeler Marksist Tutum sayfalarında daha önce de yer almıştı.
Pakistan’daki Felâketten Kapitalizm Sorumludur!
Pakistan’da yoksul kitleler yaklaşık bir aydır sel felâketiyle boğuşuyor. 1600 kişi öldü, yüzlerce kişi sel sularına kapılıp kayboldu, 8 milyon insan evsiz kaldı, 20 milyondan fazla Pakistanlı selden etkilendi. Bazı bölgelerde açlıktan ölümler yaşanıyor. 170 milyon nüfuslu ülkenin pek çok yerinde temiz su ve ilaç temin edilemiyor. Çocuklar kolera ve tifo salgını tehdidi altında.
Avrupa Birliği, Liberal Düşler ve Marksizm
Yeni yüzyıla adım atarken liberal burjuva ideologlar “Birleşik Avrupa” düşünü yeniden gündeme sokmuşlardı. Avrupa Birliği, kapitalizm altında ulus-devletin aşılabileceğinin alameti olarak sunuluyor; Avrupa’nın, pazar birliğinden siyasal birliğe doğru tarihsel bir gelişim gösterdiği ileri sürülüyordu.
İngiltere Seçimlerinin Ardından
Yirminci yüzyılın başlarından bu yana İngiltere’de merkez sağda konumlanan Muhafazakâr Parti ve merkez solda konumlanan İşçi Partisi ülkenin en büyük iki siyasi partisi olageldi. Şimdiye dek burjuva iktidar bu iki parti arasında dönüşümlü olarak ve sorunsuzca el değiştiriyordu.
Burjuva Medyada Saf Değiştirenlerden İbretlik İfşaatlar
Geçtiğimiz haftalarda Taraf gazetesinde Neşe Düzel’in Dinç Bilgin ve Ergun Babahan’la yaptığı iki röportaj yayınlandı. Söz konusu röportajlar, burjuva medyanın kirli çamaşırlarının bir kez daha ortalığa saçılmasına vesile oldu. Röportajlardaki ifşaatlara geçmeden önce medya sektörünün yapısına ve son yıllardaki değişime kısaca göz atmak gerekiyor.
Terör Ne, Terörist Kim?
Burjuva egemenliğine karşı yürütülen devrimci mücadelenin en temel ayaklarından birini hiç kuşkusuz ki, ideolojik mücadele oluşturmaktadır. Burjuvazi elindeki her türlü olanağı kullanarak kitlelerin bilincini dumura uğratmaya ve gerçeklik algısını kendi çıkarları doğrultusunda çarpıtmaya çalışmaktadır.
Psikolojik Savaş: Kirli Düzenin Kirli Yöntemleri /2
Türkiye’deki ve dünyadaki psikolojik savaş uygulamalarını ele aldığımızda, kapitalist düzenin işçi ve emekçi yığınları kandırmak üzere izlediği kirli yöntemlerin hiçbir ahlâki sınır tanımadığını görürüz. Türkiye’de egemenler, kendi varlıklarını veya çıkarlarını tehdit eden her muhalif hareketi yok etmeye çalışmış, bu amaçla topluma yönelik psikolojik savaş operasyonlarını devreye sokmuş, gerekli gördüğünde örgütsüz ve bilinçsiz yığınları kullanarak linç kampanyaları tertiplemiştir.
Psikolojik Savaş: Kirli Düzenin Kirli Yöntemleri
Son aylarda generallerden siyasetçilere, ulusalcılardan liberallere kadar herkes muarızlarını “psikolojik savaş yürütmekle” suçluyor. Liberal çevreler askeri bürokrasinin ve ulusalcıların psikolojik savaş uygulamalarını ve planlarını “kısmen” teşhir ediyor.
Yeltsin’den Putin’e Rus Bonapartizmi
Haziran ayı başında Putin, Pikalyevo’da krizden etkilenerek kapanan 3 fabrikanın işçilerinin karayolu kapatma eylemi üzerine bölgeye giderek duruma müdahale etti. Medyanın eşliğinde kapanan fabrikaların ücretleri ödemeyen patronlarıyla toplantı düzenleyen Putin, kameraların önünde patronları azarladı.
Devletçilik Marksizm Değildir
Düne kadar devletin sanayi, finans ve hizmet sektörlerinde çok fazla rol üstlendiğinden şikâyet ederek özelleştirmeleri hararetle destekleyen burjuvazi, dünyayı sarsan ekonomik krizle birlikte, iflasa sürüklenen işletmeleri kurtarması için devleti feryat figan göreve çağırıyor.
TC Burjuvazisinin Kafkasya Atağı
CHP yöneticilerinden Mustafa Özyürek’in, “Ermenistan, Türkiye Cumhuriyeti’nin sınırlarını tanımamakta ve Türkiye’nin soykırım yaptığını iddia etmektedir. Bu adımlar, karşı tarafa cesaret vermektedir. Uluslararası ilişkilerde bu tür girişimlerin bir yararı yoktur. Bu girişim, Ermenistan’ın gururunu okşayıcı bir girişimdir” açıklamasını, Baykal’ın Ermenistan’ın Dağlık Karabağ işgalini hatırlatan açıklamaları takip etti. MHP Genel Başkan Yardımcısı Tunca Toskay da “Türk milleti, akılsız ve yalan bir şekilde soykırımla itham ediliyor. Bu konularda Ermenistan’ın geri adım atacağına dair en ufak bir işaret yokken, böylesi bir ziyaret son derece gereksiz” dedi. TC’nin Ermeni soykırımını inkâr temelinde sürdürdüğü propaganda, statükocu kesimin sözcülerince bir kez daha dile getirildi.
Ergenekon Soruşturması: Devletin Derinliklerinde Tasfiye Manevrası
Yıllardır Türkiye’deki siyasal çekişmelerin ana eksenini belirleyen olgu, AB yanlısı burjuva kesimler ile sivil-asker bürokrasi arasındaki iktidar paylaşımına endeksli it dalaşıdır. Kimi süreçlerde durulmuş gibi görünen, kimi dönemlerde ise şiddetlenerek gündemi belirleyen bu çatışma, Ergenekon soruşturması ile farklı bir boyuta ulaştı.
'Çin Mucizesi'
Çin'in son yıllardaki ekonomik gelişmesi, önemli etkiler yaratan bir olgu olarak, tüm dünyanın ilgi odağı olmuş durumda. Sıradan insanlar genellikle Çin'in bu gelişmesine hayranlık ve gıpta ile bakıyor, sol maskeli milliyetçiler de bunu körüklüyor. Ama diğer yandan da ekonomik çıkarları zedelenen burjuva kesimler aracılığıyla bir anti-Çin propagandası yapılıyor. Bu durumda, Çin'de yaşananların gerçekten imrenilecek şeyler olup olmadığını işçi sınıfının bakış açısıyla ortaya koymak gerekiyor.
Derin Devlet mi, Burjuva Devlet mi?
20. yüzyılın başlarında Lenin, en demokratik kapitalist ülkelerde bile burjuvazinin 'kara kaplı defterlerinden' söz ediyordu. Hükümetlerin değişmesi ile burjuva devletin sınıfsal özünün, yani onun burjuvazinin egemenlik aygıtı olduğu gerçeğinin değişmeyeceği Marksistler tarafından daima vurgulanmıştır.Sınıflar üstü bir rejim gibi sunulan demokratik cumhuriyet gerçekte burjuvazi için demokrasi, işçi sınıfı için diktatörlüktür. Burjuva demokrasisi, işçi sınıfının ikna yoluyla kandırılabildiği ve zapturapt altında tutulabildiği en olağan dönemlerinde bile 'kara kaplı defterler' demektir.
