![]() |
|
Mayıs 2005, no: 2
1 Mayıs 2005: Alınacak Daha Çok Yol Var
İşçi sınıfının uluslararası birlik, mücadele ve dayanışmasının yalın bir anlatımı olan 1 Mayıs, tüm dünyada milyonlarca işçinin ve devrimci gencin katılımıyla kutlandı. Çeşitli ülkelerde işçiler, genelde kapitalist sisteme, özelde ise dünya burjuvazisinin neo-liberal saldırılarına ve emperyalist savaşlara karşı tepkilerini dile getirdiler.
Yükselen Milliyetçilik ve Solun Zaaflı Tutumu
Ulusal 'onur'a değil, enternasyonalist bilincimize sahip çıkalım!
Komünistler milliyetçiliğin çeşitli kılıklar altında emekçi kitlelerin bilincine zerk edilmesine karşı uyanık olmalılar. Önümüzdeki dönemde milliyetçiliğin daha bir yükseleceği gerçeğini göz önüne alarak işçi sınıfının enternasyonalist görüşlerini inatla ve kararlılıkla savunmak gerekiyor. İşçi sınıfı burjuva egemenliğinin sembollerini ve kavramlarını değil, kendi kızıl bayrağını ve enternasyonalist sloganlarını yükseltmeli, enternasyonalist bilincine sahip çıkmalıdır. Yalnız ve yalnızca proletarya enternasyonalizmini tavizsiz biçimde savunan komünistler, emperyalist yayılmacılığa, burjuva gericiliğine, şovenizme, faşizm tehlikesine karşı tutarlı ve kararlı bir mücadele verebilirler. Bu da kuşkusuz, Marksizm temelinde berrak ideolojik-politik görüşlere ve sağlam bir enternasyonalci komünist örgütlülüğe sahip olmakla mümkündür.
Kıbrıs'ta Gerçek Çözümün Yolu
Yunanistan, Türkiye ve Kıbrıs halklarının da dahil olacağı bu Avrupa Birleşik İşçi Sovyetleri, halkların barışının da refahının da tek garantisi olacaktır. Gerek adalı, gerek Yunan, gerekse Türkiyeli komünistlerin en büyük görevi, sovyetik temellerde oluşturulacak bir birleşik işçi devleti yaratma mücadelesini ortaklaştırarak yürütmektir. Ada halkının ve dünya halklarının kâbusu milliyetçiliktir, bu kâbustan kurtulmanın yolu ise enternasyonalizmden geçiyor.
Ermeni Sorunu: Gerçekler Direngendir
Türkiye'de egemen sınıfın yazdığı resmi tarih, onun kendi egemenliğini sürdürmesinin temel bir vasıtasıdır. Bu resmi tarihin en belli başlı unsurları olan Ermeni düşmanlığı, Rum düşmanlığı, Kürt düşmanlığı ve komünist düşmanlığı vasıtasıyla egemenler, daima hedef şaşırtarak işçileri ve diğer emekçi halk kitlelerini birbirine karşı kışkırtmış ve aralarında güvensizlik tohumları ekmeye çalışmıştır.
Faşizm Sorununa Nasıl Yaklaşılmalı?
Genel olarak milliyetçiliğin yükselişe geçtiği ve faşizmin tartışıldığı bir konjonktürde Elif Çağlı çalışmasıyla faşizm olgusuna nasıl yaklaşmak gerektiğini Marksist açıklıkla ortaya koyuyor. Akademisyenlerin ve liberal aydınların faşizmi kapitalizmden kopartarak ele almasına ve kimi sosyalistlerin 'artık burjuvazi akıllandı, faşizme başvuramaz' kör yaklaşımlarına karşı Çağlı'nın eseri özellikle okunmalı. Genç işçi ve öğrenci devrimcilerin, faşizm konusunda yaratılmaya çalışılan bunca kafa karışıklığına karşı Marksist bir bilinçle donanmaları ve olayları tarihi bütünlük içinde, diyalektik-materyalist açıdan kavramaları mutlak bir zorunluluktur.
Marksizm ve Gençlik
Kelimenin gerçek anlamında anti-kapitalist bir gençlik hareketinin gelişebilmesi için, bugün sınıfsal ayrımları yansıtan ideolojik farklılıkların üzerinin örtülmesine değil, tam tersine ideolojik bir netleşmeye ihtiyaç var. Örneğin günümüzde anarşizm daha ziyade burjuva karakterli unsurlar tarafından gelgeç bir radikalizm türü olarak benimsenip öğrenci hareketine yansıtılıyor. Özünde milliyetçi olan sözde bir anti-emperyalizmin çıkmaz sokaklarında kendilerini yitiren burjuva ve küçük-burjuva karakterli unsurlar ise, sağ ve sol görünümlü siyasal akımların buluşmasına hizmet ediyorlar. Diğer yanda, keskin devrimci görünen bir küçük-burjuva solculuğu öğrenci hareketindeki sekter tutumlarıyla kendini yalıtıp, izleyicisi olan genç insanları da kısa sürede yorgunlar kervanına dahil ediyor. Bu gerçekler karşısında öğrenci gençliğin tutarlı ve dinamik unsurlarının, burjuva ya da küçük-burjuva solculuğundan arınmaları bir zorunluluktur. Bu gençler, ancak ve ancak, dünyayı değiştirme potansiyeline sahip proletaryanın enternasyonalist devrimci çizgisini benimsemeleri durumunda güçlü ve kalıcı bir gençlik hareketi yaratabilirler. Bu uğurda sebatlı bir ideolojik, siyasal ve örgütsel çalışma yürütülmesi şarttır ve bu, yalnızca böyle bir perspektifi benimseyen öğrenci gençlerin değil, aynı zamanda ve esas olarak devrimci proletarya hareketinin sorunudur.
Konut Sorunu Nasıl Çözülür?
Son dönemlerde hükümet, gecekondu semtlerinin iyileştirileceği, buraların toplu konut alanları haline getirileceği, semt sakinlerinin çok daha iyi koşullarda yaşayacağı ve daha iyi evlere sahip olacakları vaatleriyle, bazı semtlerde geniş kapsamlı yıkımlara girişeceği mesajını veriyor. Bununla eşgüdümlü olarak ise, 'mortgage' sistemi ya da Türkçe ifade edecek olursak ipotekli kredi sisteminin uygulanmaya başlanacağı söyleniyor. Konut sorununa köklü çözüm olarak sunulan bu sistemi daha ayrıntılı olarak ele alacağız. Ama her şeyden önce belirtmeliyiz ki hükümetin maksadı, gecekonduların iyileştirilmesi ve gecekondu sahiplerinin daha sağlıklı evlere kavuşturulması değil, muhtemelen kendi etrafındaki inşaat şirketleri için yeni kâr kapıları açmaktır.
27 Mayıs 1960
Devrimci ayaklanmalarla anarşiye sürüklenen burjuva düzeni zorbalıkla kurtarmak üzere öne atılan yeğen Bonaparte'ın hükümet darbesiyle ilgili olarak Marx şu değerlendirmeyi yapar: 'Burjuvazinin, açıkçası, o zaman, Bonaparte'ı seçmekten başka bir seçeneği yoktu. Zorbalık ya da anarşi. Elbette zorbalıktan yana kullandı oyunu. ... Fransız burjuvazisi de darbenin ertesi günü bağırdı: Artık yalnız, 10 Aralık derneğinin başkanı kurtarabilir burjuva toplumunu! Artık yalnız hırsızlık kurtarabilir burjuva toplumunu! Yalnız piçlik, aileyi; düzensizlik, düzeni kurtarabilir!' Kapitalizmin tarihi, Marx'ın bu satırlarını defalarca çağrıştıran örnekler sergilemiştir.
Olayların Anlattığı
Bugün üzerinde yaşadığımız topraklar dahil birçok ülkede siyasal gündemi halen yürümekte olan emperyalist hegemonya savaşı belirliyor. Balkanlar'da, Kafkasya'da, Ortadoğu'da ve son olarak Orta Asya'da ABD'nin öncülüğünde başlatılan renkli 'devrim'ler, emperyalist hegemonya savaşının aldığı boyutları göstermesi bakımından çarpıcıdır. Kuzey Afrika'dan Güney Asya'ya kadar, değişik kıta ve coğrafyaları kapsayan ABD'nin 'Büyük Ortadoğu Projesi', savaş, işgal ve kimi yerlerdeki iktidar değişiklikleri eşliğinde hayata geçiriliyor. ABD'nin yükselen Çin'e karşı savaşı Uzak Asya'da politik dengeleri sarsacak düzeydedir. Çin ile Japonya Pasifik'te karşı karşıya gelirken, Çin'de Japon karşıtı milliyetçi gösteriler günlerce devlet eliyle sürdürüldü.
Deniz Gezmiş,Yusuf Arslan ve Hüseyin İnan
Deniz, Yusuf ve Hüseyin'in ölümünün üzerinden 33 yıl geçti. Deniz Gezmiş'in idam sehpasına çıkmadan önce yazdığı yukarıdaki sözler hâlâ unutulmadı. Sürgitinde gerçekleşen, sol hareket açısından birçok olumsuz gelişmeler bile o dönemin gençlik önderlerinin hatırasını silemedi. Sol cenah bir kenara, muhafazakâr veya sağcı kesimler bile onu sahiplenmeye çalıştı. Birileri için ateşli delikanlılık yıllarında anarşik faaliyetlere katılmış bir 'fidan'; kimileri için bir masal kahramanı derekesine indirgenen bir film malzemesi olsa da, biz devrimciler için sorun, tereddüt etmeksizin mücadeleye atılmış bu önemli insanların siyasal hayatından gerekli dersleri çıkarmak ve bunu sınıf mücadelesi bağlamında değerlendirmek olmalıdır.

