![]() |
|
Eylül 2011, no:78
Savaş Tamtamları Çalarken
Düzen cephesi Kürt sorununda bir kez daha savaş kartını masaya sürmüş bulunuyor. Savaş çığırtkanlığı dört bir yanı sarmış durumda. Başta başbakan olmak üzere düzen sözcülerinin ağzından kan damlıyor. Kemalisti, muhafazakârı, İslamcısı, liberaliyle burjuva medyanın neredeyse tamamı hızla savaş arabasına atlamış vaziyette.
12 Eylül’ün Hesabını Soralım!
Kapitalist sistem derin bir krizin içerisinde yuvarlanırken, dünyanın dört bir yanında işçi ve emekçiler sokaklara iniyor, kitlesel gösteriler düzenliyor, genel greve gidiyorlar. Ancak Türkiye’de işçi sınıfının kendisine karşı yürütülen saldırılara gerekli cevabı verebildiğini söylemek zor.
Baas ve Emperyalizm Kıskacında Suriye
Kuzey Afrika’da başlayan isyan dalgasının ciddi ölçüde sarstığı ülkelerden biri olan Suriye’de, rejim karşıtı protestolar kitleselleşerek devam ederken, Esad yönetimi halk isyanını kanla bastırma politikasını terk etmiyor. Suriye’de katliamların yanı sıra, kitlesel tutuklamalarla, gözaltında kayıplarla ve işkencelerle tam bir devlet terörü uygulanıyor.
Yemin Krizi ve Resmi İdeolojiye Tapınma Ayinleri
Haziran seçimlerinden Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloku önemli bir başarı elde ederek çıkmıştı. Blok adaylarının seçilmesiyle, TC’nin ezilenlerin önüne diktiği seçim barajında 36 gedik açıldı. TC egemenleri bu başarıyı hazmedemediler ve Blok vekilleri üzerinden yeni bir saldırı stratejisini devreye soktular.
İngiltere’de İsyan
SSCB’nin çöküşünün ardından burjuva ideologları tarihin sonunu ilan etmiş ve sınıf mücadelelerinin nihayete erdiğini, emperyalist savaşların ve kapitalizmin ekonomik krizlerinin bir daha yaşanmayacağını, proletaryanın öldüğünü söylemişlerdi.
Somali’de “İnsancıl” Emperyalizm!
Somali’de binlerce insan, yağmur damlaları gibi toprağa düşüyor açlıktan. Açlık, kuraklık ve aynı zamanda emperyalist tekellerin kâr hırsı, bugüne kadar milyonlarca Somalilinin ölmesine neden olmuş durumda. Açlıktan ve kuraklıktan kurtulmaya çalışan açlar ordusu, kilometrelerce yol yürüyerek komşu ülke Kenya’daki Dadaab kampına ulaşmaya çalışıyor.
Kolonyalizmden Emperyalizme /4
Daha 1905 yılından itibaren Rus devriminin yarattığı etkinin, İran, Türkiye, Çin gibi ülkelerde burjuva demokratik hareketleri ve ulusal uyanışı hızlandırması Lenin’in dikkatini bu gelişmeye çekmiştir. Sömürge ve yarı-sömürge ülkelerdeki ulusal uyanış, dünya devrimi açısından patlayıcı maddelerle yüklüydü.
Norveç Katliamı ve Avrupa’da Yükselen Faşist Hareket
22 Temmuzda, Norveç’in başkenti Oslo’da, önce hükümet binalarına dönük bombalı bir saldırı düzenleyen Anders Behring Breivik adlı faşist, bilahare polis kıyafetleri giyerek ve tepeden tırnağa silah kuşanarak Oslo yakınlarındaki Utoya adasına gitti.
Çanlar Avrupa Kapitalizmi İçin Çalıyor!
Kapitalizmin 2008’den bu yana içerisinden çıkamadığı dünya ekonomik krizi, Ağustos ayının ilk haftalarında yeni bir atakla dünya piyasalarını bir kez daha salladı. 2008’de patlak veren derin bunalımın ilk günlerinde yaşanan çöküşten bu yana dünya borsalarında ve finans piyasalarında bu kadar sert bir sarsıntı yaşanmamıştı.
Filistin Sorununda Yeni Bir Dönemece Girilirken
Arap coğrafyasında esen değişim rüzgârları, kaçınılmaz olarak Filistin halkının mücadelesinde de etkilerini göstermeye başladı. Bu süreç Filistin’deki bölünmüşlüğün aşılması doğrultusunda bir itilim yarattı. Böylece Gazze’de idareyi elinde bulunduran Hamas ve Batı Şeria’ya hâkim El-Fetih yönetimi birlik hükümeti kurmak için müzakerelere başladı.
Darbenin “Dışarıdaki” Mağdurları: Kadınlar, Analar!
Berfo Ana, 12 Eylül darbesinden bir gün sonra gözaltına alınan, gözaltındayken katledilen, kayıplar listesine adı geçirilen Cemil Kırbayır’ın anası. 103 yaşında. Özlem, umut, inat ve acı çukuruna dönmüş gözleri. Dile kolay 103 yaşına kadar yaşamış.
Apoletlilerin Ayrıcalığı: OYAK
Burjuva kampta yürüyen iç çatışma son yıllarda ortaya kirli çamaşırların dökülmesine sebep oluyor. Sivil-asker bürokrasi kanadının, özellikle apoletlilerin gizledikleri gerçeklerin bir kısmı gün yüzüne çıkıyor.
Tutkumuz Kadar Büyüktür Dünyayı Değiştirme Yeteneğimiz
Gezegenimiz üzerinde milyarlarca insan yaşadı, yaşıyor. Yerküre altı bin yıldır insanın insanı sömürdüğü düzenler görüyor. Milenyum denilen bu çağda ise bu düzenlerin en dehşetlisine tanık oluyoruz. İnsanlık çıldırmış gibi, üzerinde bir deli gömleği ile yönünü şaşırmış bir şekilde tarihte ilerliyor.

