Susmak İnsana Aykırıdır, Susamam!

Merhaba. Ben bir tekstil fabrikasında çalışıyorum. İş kazalarının sıkça yaşandığı bu fabrikada, birkaç günde bir, çalışan işçilerden biri elini kolunu sıkıştırır makineye. Uykusuz mesai saatlerinde makinenin hızına yetişilememesi, bir uzvun kaybıyla noktalanır. Ben iki aydır bu işyerinde çalışıyorum. Çalıştığım iki ay süresinde dört kişi elini, bir kişi kolunu ve son olarak da bir arkadaşımız kafasını makineye kaptırdı ve beyni parçalanarak hayatını kaybetti. O gün işe gittiğimde gece mesaisinde çalışan iş arkadaşım yaşanan ölüm olayını anlatınca neye uğradığımı şaşırdım. 'Sonra ne oldu? Ne yaptınız?' diye sorduğumda ise 'hiç çalışmaya devam ettik, bizim elimizden ne gelir ki?' dedi. Ben bir kere daha neye uğradığımı şaşırdım. şok olmuş bir şekilde insanlara bakıyor, belki tepki gösteren olur diye çalışan arkadaşlarıma 'haberin var mı dün gece olanlardan?' diye soruyordum. Kime sorsam 'evet var, Allah rahmet eylesin, onun kaderi böyleymiş' diye cevaplar aldım. Sonra dayanamayıp birine 'gerçekten alın yazısı, kader mi? Biz 12 saat yerine 8 saat çalışsaydık, güvenlik tedbirleri daha iyi olsaydı yine bu ölümlü kaza, kazalar yaşanır mıydı?' diye sorduğumda, 'evet, doğru söylüyorsun ama öleceği varsa burada değil başka bir yerde ölecekti.' cevabını aldım ve bir kez daha kapitalizmin insanların beyinlerini nasıl uyuşturduğunu gördüm. Tüm bu tepkisizlik tamamen örgütsüzlüğün ve sınıf bilincinden yoksun olmanın bir sonucu. Bu işyerinde işçiler örgütlü olsaydı, 'ne yapalım kader' diyen işçiler yerine patronun boğazına sarılan işçiler olacaktı. Ama elbet o günler de gelecek, onların bizlere yaptıklarının hesabını soracağız. Bunun yolu ancak örgütlü mücadeleden geçer.

Örgütlüysek her şeyiz, örgütsüzsek hiçbir şey. Ya birlikte mücadele edeceğiz ya da uyuşuk beyinlerle ölümlere başımızı eğeceğiz, ölümlere alışacağız. Hayır, ben alışamam!

alışamam ölüme alışamam,

ölüm insana aykırıdır alışamam.

susmak insana aykırıdır susamam.

â?¦

çığlık olmak ama her sessizliğe

çığlık olmak insana yaraşır

ölüme direnirim tırnağımla dişimle

ama alışamam ölüme

bir başına olmak önemli değil

bir gül, bir gül bırakabilmek arkadan gelenlere

Kapitalizmin beyinlerimizi uyuşturmasına izin vermeyelim. Kapitalizm insanların beynini din propagandasıyla, televizyonu-radyosuyla yani medyasıyla yıkayıp onları duyarsız varlıklar haline dönüştürüyor. Bu sistemin ve bu sistemin bekçilerinin bizlere yaptığı her şeye kader diyerek başlarımızı eğmemizi ustalıkla başarıyor. Çünkü burjuvazi örgütlü, biz işçiler ise örgütsüz, dağınık, bilinçsiz, birbirimizden kopuk bir durumdayız. Bizler gücümüzün ve büyüklüğümüzün farkında olmadığımız için burjuvazi çok rahat bir şekilde, pervasızca 'başınız sağ olsun' diyebiliyor.

Burjuvazinin kendi ideolojisini düzenli olarak pompalamasının nedeni, bireyselliği sağlayarak kendi mezar kazıcısı olan işçi sınıfını kendi sınıf gücünden ve potansiyelinden uzak tutmaktır. Burjuvazi biz işçi sınıfının sırtından kazandığı artı-değerle zevk-i sefa sürerken, biz onların zevk-i sefalarının bedelini kimi zaman terimizle, kimi zaman canımızla yani işçi sınıfı olarak kanımızla ödüyoruz. Tüm bu zenginlikleri üretenler biz işçileriz, bu zenginlikleri hak edenler de bizleriz. Burjuvazinin beyinlerimizi uyuşturmasına izin vermeyelim. Beynimizi her gün ve her gün yeniden ancak örgütlü mücadele içinde kapitalizmin pisliklerinden kurtarabiliriz. Eğer bugün benim beynim uyuşuk değilse, biraz da olsa sistemin pisliklerinden arınmışsam bunu mücadeleme borçluyum, Marksist Tutum'a borçluyum. Teşekkür ederim Marksist Tutum. Bu sistemin pisliklerinde boğulmak istemeyenlere sesleniyorum: Biz tek vücuduz, kafa, beden, kollar, eller, parmaklar ve ayaklar. Ben bu vücudun parmağındaki tırnağın kenarındaki etsem bundan onur duyuyorum. Oradaki et olmak ne kadar önemli bir düşünün, tırnağımızın kenarındaki et hafif sıyrılsa canımız acıyor, o parmağımızı kullanamıyoruz. Evet, dostlar bu vücudun bir parçası olmak isteyenler, yani boğulmak istemeyenler! Gelin hep birlikte mücadele edelim. Motorları maviliklere sürelim! Selam olsun insanlık onurunu taşıyanlara ve koruyanlara! İnsanlık onuru taşıyanlar, sizi görsem de görmesem de, yüzünüzü bilsem de bilmesem de hepinizi seviyorum.

Beylikdüzü'nden bir kadın tekstil işçisi