![]() |
|
Ocak 2009, no:46
Katil İsrail Devleti Yine Saldırıyor
Katil İsrail devleti yeni yıl kutlamasını Filistinlilerin kanını içerek yaptı. On yıllardır süren katliamlar serisine bir yenisini eklediği Gazze saldırıyla yüzlerce Filistinlinin (resmi rakamlara göre 500’den fazla, gayri resmi bilgilere göre 1000’den fazla) canına kıydı, binlercesini de yaralı ve sakat bıraktı.
2009’a Girerken: Kapitalizm Krizde, İşçiler Ayakta
2008 yılı, kapitalist sistemin küresel krizinin iyice açığa çıktığı, hegemonya yarışında ve emperyalist savaş sürecinde ise önemli dönüm noktalarının yaşandığı bir yıl oldu. Ekonomik krizin yarattığı şok dalgaları ve dünyanın hegemon gücü ABD’deki başkanlık seçimi en çok akıllarda kalan gelişmeler olsa da, yaşananları derli toplu bir biçimde değerlendirmek 2009’da işçi sınıfını ve onun öncü güçlerini nelerin beklediğini görebilmek açısından önemlidir.
Statükoculuk, Liberalizm ve Türk Tipi Burjuva Demokrasisi Üzerine Notlar /X
Egemen sınıf içi kavganın bir bakıma geri plana itildiği ve burjuva düzen savunuculuğunun ön plana geçtiği bu yıllarda, burjuva partiler de kendi aralarında adeta zımni bir işbölümü yapmış gibidirler. Örneğin, bir yandan AP iktidarı parlamento dışında gelişen devrimci sol hareketi bastırmak için doğrudan devletin baskı aygıtlarını harekete geçirirken, diğer yandan CHP de kendisine “solda” yeni bir yol (ortanın solu) belirlediğini “ilan ederek”, parlamento dışında gelişen devrimci sol muhalefeti düzen sınırları içine çekmeye ve kendine yedeklemeye çalışmaktadır.
Yunanistan’daki İsyanın Gösterdiği
6 Aralık gecesi Atina’da bir öğrencinin (15 yaşındaki Aleksandros Grigoropulos) polis tarafından silahla öldürülmesi tüm Yunanistan’ı sarsan bir isyan dalgası doğurdu. Bir haftayı aşkın bir süre boyunca hemen her gün, başta Atina olmak üzere, Yunanistan’ın dört bir köşesindeki kentlerde kitlesel protesto eylemleri, polisle çatışmalar, polis karakollarına baskınlar, devlet binalarına ve büyük sermayenin sembolü olarak görülen mağazalara saldırılar, ortaöğrenim okulları ve üniversitelere dek yüzlerce okulda boykot ve işgaller, radyo-televizyon kanallarının işgali gibi eylemler gece-gündüz dinlemeden sürdü. Eylem dalgası bu ilk yoğun evrenin ardından da son bulmadı ve halen devam etmekte.
İşyeri Komiteleri ve Sınıf Mücadelesi
Sınıf mücadelesi asla düz bir çizgi üzerinde gelişerek yol almaz. İşçi sınıfının örgütlülük ve hazırlık düzeyine bağlı olarak, sınıf mücadelesinin temposu değişir; siyasal iktidarın fethine giden devrimci durumların ortaya çıkması mümkün olabileceği gibi, gericiliğin galebe çaldığı ve mücadelenin diplerde seyrettiği karanlık bir dönemin içine de yuvarlanılabilir.
Kızıl Kanatlı Rosa /1
Ocak ayı, adları mücadeleleriyle ölümsüzleşen pek çok devrimci önderin ölüm tarihlerini içeren bir ay olarak hafızalarımıza kazınmıştır. Alman devriminin yiğit önderleri Rosa Luxemburg ve Karl Liebknecht 15 Ocak 1919’da karşı-devrimin kanlı saldırısıyla katledildiler. Ekim Devriminin önderi Lenin’i 21 Ocak 1924’te yitirdik. Türkiye komünist hareketinin Onbeşleri Mustafa Suphi ve yoldaşları ise, 28 Ocak 1921’de burjuvazinin kalleşçe planlarıyla Karadeniz’in sularında öldürüldüler.
Huzur Bozan Özürcüler
Bir grup liberal aydının, “1915’te Osmanlı Ermenilerinin maruz kaldığı Büyük Felâket’e duyarsız kalınmasını, bunun inkâr edilmesini vicdanım kabul etmiyor. Bu adaletsizliği reddediyor, kendi payıma Ermeni kardeşlerimin duygu ve acılarını paylaşıyor, onlardan özür diliyorum” diyerek, internet üzerinden başlattıkları imza kampanyası, milliyetçi-ırkçı-devletçi kesimde büyük bir öfke kabarmasına yol açtı.
Alevi Mitingi ve Düzenin Sözde Açılımları
Kapitalist ilişkilerin görece geç geliştiği ve ulus devletin bir halk hareketine dayanarak inşa edilmediği pek çok ülkede olduğu gibi Türkiye Cumhuriyetinde de, burjuva demokrasisi son derece güdük ve dar bir çerçeveye sahiptir. Burjuvazi kapitalist çerçevede hayata geçirilebilecek pek çok demokratik hakkı, ipleri elinden kaçırma korkusu yüzünden hayata geçir(e)miyor.
CHP’nin Türbanla Dansı
CHP’nin tesettürlü kadınlara yönelik yürüttüğü yeni politika son günlerde burjuva cenahı en çok meşgul eden konu oldu. Ateşli tartışmaları tetikleyen hadise Sultangazi ilçesinde yapılan CHP töreninde Baykal’ın çarşaflı kadınlara parti rozeti takmasıydı. AKP’nin bu gelişmeye tepkisi ise beklenenden çok daha “olumlu” oldu.
Çocuk Haklarından Kürt Çocuklarının Payına Düşenler
Burjuva ikiyüzlülüğü iğrenç bir sırıtışla yine karşımızda. Kasım ayının üçüncü haftası Çocuk Hakları Haftası olarak kutlanıyorken, aynı günlerde küçücük Kürt çocuklarının yarınlarının nasıl karartılacağının hesapları yapılıyordu. Bir yandan “çocuklar geleceğimizdir” denirken, diğer yandan “polise taş atan çocuk da olsa gereken yapılacaktır” deniyordu. Evet, çocuklar gelecektir gerçekten de.

