Mart 2010, no:60

Tekel Direnişi ve Bağımsız Sınıf Çizgisinin Önemi

Utku Kızılok

Tekel direnişi, işçilere 4/C’ye geçmek için tanınan yasal başvuru süresinin dolmasıyla kritik noktaya gelmişti. İşçilerin direniş iradesini tavsatmaya dönük manevraların kritik bir eşiğe geldiği, son günlerin havasından belirgin biçimde sezinleniyordu.

Yeni Yükselen Emperyalist Güçler

Levent Toprak

2000’li yıllarla birlikte dünya ekonomisinde yeni bir eğilim gitgide kendini daha belirgin biçimde duyurmaya başladı. Başta Çin olmak üzere eskinin azgelişmiş denilen ülkeleri arasından bir grup ülkenin dünya ekonomisi içindeki ağırlıklarında hızlı bir artış baş gösterdi. Örneğin en çarpıcı vaka olan Çin, dev adımlarla ilerleyerek 2009’da dünyanın ikinci büyük ekonomisi ve en büyük ihracatçısı konumuna gelmiş durumda.

Alevi Çalıştayları ve Laiklik Sorunu

Oktay Baran

AKP hükümetinin 2009 Haziranında başlattığı Alevi Çalıştayları dizisi Ocak ayında sona erdi. Çalıştaylar sonrasında hazırlanan ön rapor başbakana sunuldu ve kamuoyuna da açıklandı. Ön rapor gerek Alevi toplumunun sol kesim ve örgütlerince gerekse de sol hareketin bütünü tarafından haklı tepkiler ve eleştirilerle karşılandı.

Terör Ne, Terörist Kim?

Serhat Koldaş

Burjuva egemenliğine karşı yürütülen devrimci mücadelenin en temel ayaklarından birini hiç kuşkusuz ki, ideolojik mücadele oluşturmaktadır. Burjuvazi elindeki her türlü olanağı kullanarak kitlelerin bilincini dumura uğratmaya ve gerçeklik algısını kendi çıkarları doğrultusunda çarpıtmaya çalışmaktadır.

Krizin Ateşi Yunanistan’ı Sararken

Selim Fuat

Başbakan Papandreu’nun ülkenin borç batağına sürüklenme tehlikesiyle karşı karşıya olduğundan bahsetmesiyle, Yunanistan’daki ekonomik kriz, hem etkilerinin başta İspanya, Portekiz, İtalya olmak üzere diğer ülkelere sıçramasından korkan Avrupa burjuvazisinin hem de krizin faturasını ödemeye zorlanan işçi sınıfının gündeminde önemli yer işgal etmeye başladı.

Bir Oportünistin “Marksizm ve Devlet” Sorununa Yaklaşımı /1

Elif Çağlı

Marksist harekette oportünizm nitelemesi, ilkeli bir devrimci siyasetin yerine fırsatçı bir politik çizgiyi ikame edenler için kullanılıyor. İşçi hareketinde oportünizm, işçi-emekçi kitlelerin temel tarihsel çıkarlarını, kesimsel faydacılık ve kolay yoldan siyasal başarı kazanmak uğruna feda etmek anlamına geliyor. Sınıf mücadelesinde önemli karar anları geldiğinde, zor görünen devrimci yolu tutmayı göze alamayıp, düzen içi siyasal çözümler üretmeye çalışmak oportünizmin temel özelliğini oluşturuyor.

Osmanlı’dan TC’ye Kadın Hareketi ve Kadın Hakları /1

İlkay Meriç

Geçmişin inkârı temelinde inşa edilen Kemalist rejim, Osmanlı’da Tanzimat’la başlayan aydınlanma çabalarını, bu doğrultuda atılan adımları, bu uğurda verilen tarihsel mücadeleleri yok sayarak, cumhuriyet sonrasında gerçekleştirilen reformları “ulu önder”in bir lütfuymuş gibi göstermiş ve bugüne dek bunu temel bir propaganda unsuru olarak kullanmaktan vazgeçmemiştir. Vitrin süsü yapılmaya pek müsait olan kadın hakları meselesi de aynı anlayışla Kemalist propaganda aygıtının malzemesi haline getirilmiştir.

Devletin “Derin” İşleri

Suphi Koray

Mehmet Ali Ağca’nın serbest bırakılmasıyla birlikte İpekçi suikastı yeniden gündeme geldi. Milliyet gazetesi başyazarı Abdi İpekçi 1 Şubat 1979’ta Maçka’daki evinin yakınlarında öldürülmüştü. Cinayeti işleyen Ağca ise birkaç ay sonra yakalanmıştı.

Yasalar Herkese Eşit mi Uygulanır?

Soner Güven

Tarih bundan iki yıl önce. Yer, Metris cezaevinin önü. Ergenekon davası kapsamında iki “paşa” tutuklanmış ve Metris cezaevinde tek kişilik hücrelere konmuş. “Paşa”ların avukatı cezaevinin önünden bir TV kanalına konuşuyor: “Siz bu ülkeye yıllarca hizmet etmiş bu generali alıp cezaevine atıyorsunuz. Bu generaller evinde oturur, siz yargılamanızı yaparsınız. Bu nasıl bir şey! Ben bir avukat olarak bu durumu anlamakta zorlanıyorum.”

Madende Ne Yaşam Adil Ne Ölüm!

Adil Aksu

Maden ocakları, içinde yaşadığımız dünyayı resmediyor adeta. Madende iki ayrı dünya oluşmuş. Kimisi yerin yedi kat dibinde, kimisi yerin yedi kat üstünde. Yerin dibinde olanlar, yerin üstündekiler iyi yaşasın diye çalışmaya mecbur edilir.