Haziran 2011, no:75

Düzen Partilerine Oy Yok!

Gerek uluslararası arenada gerekse ulusal düzeyde burjuva güçler arasındaki kapışmanın kıran kırana devam ettiği bir ortamda genel seçimlere gidiyoruz. Kızışan burjuva iktidar kavgası öyle bir hal almış durumda ki, burjuva siyaset tüm çirkefliğiyle kendisini dışa vuruyor.

Bin Ladin’in Ardındaki Gerçek

Levent Toprak

Tarihin akışının hızlandığı bir dönemden geçiyoruz. 2011 yılı bu açıdan şimdiden tarihe geçmeye aday. Yılın ilk günlerinden itibaren Arap ülkelerinde birbiri ardına gerçekleşen halk isyanlarına, yıkılan diktatörlere ve iç savaşlara tanık oluyoruz.

AKP’nin “Çılgın Proje”leri, Kent ve Kapitalizm

Utku Kızılok

Bir süredir duyurusu yapılan ve toplumda heyecan yaratmak amacıyla esrarengiz bir havaya büründürülen “çılgın proje”, Başbakan Erdoğan tarafından açıklandı. “Kanal İstanbul” adı verilen bu projeye göre, yapılacak büyük bir kanalla Karadeniz ile Marmara denizi birbirine bağlanacak ve böylece İstanbul’a yeni bir boğaz daha kazandırılırken, Avrupa yakasının bir bölümü de ada haline gelecek.

Avrupa Birliği’nde Çelişkiler Derinleşirken

İlkay Meriç

Derinleşen ekonomik krizin üye ülkeler arasındaki çelişkileri alabildiğine keskinleştirdiği Avrupa Birliği’nde çatlaklar giderek büyüyor. Yunanistan ve İrlanda’nın iflas noktasına gelmesiyle birlikte euronun kaderini sorgulamaya başlayan birlik, Kuzey Afrika’dan gelen göç dalgasının ardından şimdi de Schengen’i masaya yatırıyor.

Büyük Birader İşbaşında

Suphi Koray

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından 22 Ağustosta devreye gireceği belirtilen internet filtreleme sistemi, seçim, Kürt sorunu ve Arap coğrafyasında yaşanan gelişmelere rağmen yoğun gündemde kendine yer bulabildi. BTK’nın adını “Güvenli İnternet Hizmeti” koyduğu uygulama azımsanmayacak bir tepkiye yol açtı. Başta İstanbul olmak üzere çeşitli illerde internete sansür yürüyüşlerle protesto edildi.

YGS Rezaleti

Ilgın Çevik

Üniversiteyi kazanmanın bir meslek edinebilmek ve insanca yaşayabilecek bir iş bulmak için zorunlu olduğu fikri genel olarak öğrenciler ve aileleri arasında çok yaygın. Bu bakış açısıyla gençlerin her şeyleriyle kendilerini üniversite sınavını kazanmaya endekslemeleri sınavın önemini bir kat daha arttırıyor.

Kolonyalizmden Emperyalizme /1

Elif Çağlı

Elif Çağlı’nın “Kolonyalizmden Emperyalizme” adlı kitabının ilk iki bölümünü dört kısım halinde yayınlıyoruz.

Erler Kobay Olarak Kullanılıyor

Serhat Koldaş

Gülhane Askeri Tıp Fakültesi (GATA) Nöroloji bölümünde, hareket bozukluğu (diskinezi) rahatsızlığı nedeniyle birliklerinden tedavi amaçlı olarak GATA’ya gönderilen 20 er üzerinde, izinleri alınmadan yasa dışı şekilde deneyler yapıldığı Nisan ayı başında ortaya çıktı.

Ortadoğu’da İşçi Sınıfı ve Sol / 2

Kerem Dağlı

“Arap sosyalizminin” ve devletçi uygulamaların terk edilmeye başlanması, Ortadoğu’nun işçi-emekçi sınıflarında ciddi bir dönüşüme sebep olmuştur. Bu değişimin başlangıcını 70’lerin başına kadar götürmek mümkündür. Çünkü 70’lerin başından itibaren, çeşitli ülkelerdeki hızı ve derinliği farklı düzeylerde olmakla birlikte, bir önceki dönemin politikaları terk edilmeye başlanmıştı.

“En Az Gelişmiş Ülkeler” Zirvesi ve Türkiye

Selim Fuat

“Günlük harcaması 1,25 doların altında on milyonlarca insanın bulunduğu bir dünyada, açık söylüyorum, hiç kimse ama hiç kimse masum değildir ve olamaz” diye konuşuyordu suçluların başlıca temsilcilerinden biri. Onun dışişleri bakanı ise “komşusu açken tok yatan bizden değildir” sözlerini böylesi konulardaki hassasiyetlerinin ifadesi olarak anımsatıyordu.

Ekolojik Cinayet: Siyanürlü Liç

Zehra Aras

Kapitalizmin doğa ve insan yaşamına yönelik katliamlarına bir yenisi daha eklenmek üzere. Kütahya’daki Eti Gümüş A.Ş. tesislerinde siyanürlü atığın biriktirildiği baraj 7 Mayısta taştı. Siyanür yeraltı sularına ve tarım arazilerine karışmaya başladı.

Batı’nın İkiyüzlülüğü ve Göçmen Emekçiler

Hakan Sönmez

Sovyetler Birliği’nin çökmesiyle kapitalistler zafer naraları atıyor, tarihin sonunun geldiğini, bundan sonra savaşların, ekonomik krizlerin yaşanmayacağını, insanların mutlu, barış içinde bir yaşam süreceğini söylüyorlardı.