Sansürcü Kapitalizm
Sefaköy’den bir Marksist Tutum okuru
Burjuvazi birkaç yıl öncesine kadar internet çağının özgürlük çağı olduğunu ilan ediyordu. Bilgiye erişimin önündeki engeller kalkacak, böylelikle haberleşme özgürlüğü gelişecekti. Elbette burjuvazi kitleleri internete yönlendirerek çok yönlü çıkar elde ediyor. Uluslararası ticaretin gelişmesi, borsa ve banka işlemlerinin
hızlanması ve yaygınlaşması, mal ve hizmetlere kolayca erişim sağlanması, pazarlama ve reklâm giderleri azalırken satışların artması gibi burjuvaziye büyük kârlar sağlayan yeni bir platform sunuyor internet. Bu yüzden kapitalistler interneti “sanal âlemde özgürlük”, “internet devrimi” gibi söylemlerle kitlelere propaganda ettiler.
Oysa kapitalistler için özgürlük, yatırım özgürlüğü, ticaret özgürlüğü ve kitleleri daha fazla sömürebilme özgürlüğüdür. Kapitalistlerin diğer özgürlükleri hiç de umursamadıkları son yıllardaki gelişmelerle de ortadadır. Kapitalist devletler “terörle mücadele” bahanesiyle, tüm yazışmaları ve konuşmaları kayıt altına almaya ve denetlemeye giriştiler. Polis ve istihbarat örgütleri içerisinde internet üzerinden takip yapan birimler oluşturuldu. Ardından “çocukları zararlı içerikli sitelerden korumak” bahanesiyle, kampanyalar yürüterek internet yasaklarını düzenleyen kanunlar çıkardılar. Hemen ardından da internet sansürleri gündeme getirildi.
Burjuvazi toplumu bilgilendirme tekelini elinde tutmak, kitlelerce bilinmesini istemediği konuların yayınlanmasını engellemek istiyor. Şimdiye kadar TC devleti 5000’in üzerinde siteyi yasakladı. Sosyalist basına yönelik baskı ve yasaklamalar internet üzerinden de sürdürülüyor. Devlet açıkça şunu diyor internet kullanıcılarına: “Hangi sitelerin içeriğinin sana zararlı olduğuna, hangi bilgiyi edinmen ve edinmemen gerektiğine ben karar veririm.”
Bilindiği gibi, TC, dünyada en yaygın kullanılan video paylaşım sitesi Youtube’a erişimi engellemişti. Bu yasaklamayı meşrulaştırmak üzere “Atatürk’e hakaret” içeren bir videonun varlığı bahane edilerek kampanya yürütülmüştü. Söz konusu video çoktan yayından kaldırılmış olmasına rağmen Youtube’a erişim yasağı iki yıldır devam ediyor. Şimdilerdeyse, reklâm kazancı elde eden arama motoru Google’ı vergilendirmek isteyen Maliye Bakanlığı, Türkiye’de ofis açıp vergi beyannamesi vermediği gerekçesi ile Google’ın bazı hizmetlerine de kısıtlamalar getirdi.
İnsanların kendi fikirlerini paylaşmak için oluşturdukları blog adı verilen sayfalara da sınırlama getirildi. Bu tür platformlarda muhalif fikirlerin yayılması egemenleri ziyadesiyle rahatsız ediyor. Sanal ortamın dev medya tekellerinin enformasyon tekelini kırmasına burjuvazinin tahammülü yok.
Son olarak Diyanet’in görev kanununda yapılan değişiklik de Diyanet’e internette “hatalı” dini yayınlar yapan siteleri kapattırma yetkisi veriyor. Dini eleştiriler, farklı ya da muhalif fikir ve yorumlar, “dini metinlerin hatalı aktarımı” olarak yorumlanabilecek ve kolaylıkla kapatma gerekçesi olacak. Devlet, insanların neye nasıl inanması gerektiğini belirlemek için Diyanet kurumunu oluşturmuştu. Şimdi bu kurum inançları denetleme ve yönlendirme işlevini internet üzerinden de sürdürecek.
İletişim özgürlüğü, internet devrimi gibi söylemler geride bırakılırken devletlerin denetim ve yasaklamaları giderek daha fazla öne çıkıyor. Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Lübnan ve Hindistan, BlackBerry cihazların şifreli mesajlarını çözemedikleri için kullanımını yasaklamayı gündeme getirdiler. Türkiye de derhal bu kervana dâhil oldu. BlackBerry markasının sahibi Kanadalı RIM şirketi Türkiye ile özel güvenlik protokolü imzalamaya zorlanacak. Şirketten sunucularını Türkiye’ye taşıması ve Türk istihbaratı için özel güvenlik yazılımı hazırlaması talep ediliyor. Sömürü düzeninin güvenliği için özel hayatın dokunulmazlığı ilkesini hiçe sayan devlet, bu konuda kendi anayasasında yer alan maddeleri bile açıkça çiğniyor. “Teröristlerin haberleşme trafiğini takip etmek” bahanesiyle herkesin özel mesajlarını takip ediyor ve kayıt altına alıyor.
Kısacası nefes almasına müsaade ettiğimiz sürece “büyük birader”in gözleri üzerimizde olacak!
