Sakarya: Milliyetçilik Zehriyle Suyu Bulandırılmak İstenen Kent
Marksist Tutum okuru bir işçi
Sakarya’ya bağlı Akyazı ilçesinde son günlerde meydana gelen olaylarla Kürtlere karşı saldırılar yeniden tırmanışa geçti. 10 Mayısta Yeni Cami mevkiinde meydana gelen çatışmada, ülkü ocakları başkanı ile Tarık Ekinci adlı bir Kürt genci ölmüştü. Bu olaydan sonra Kürtlere karşı saldırılar yoğunlaşmaya başladı. Bölgede uzun yıllardır yerleşik olan Kürtler, şehri terk etmeleri için tehdit ediliyorlar.
19 Mayıs akşamı, yine Akyazı’da 2 Kürt gencine karşı gerçekleştirilen saldırıda Recep Can Güler yaralandı, kardeşi Savaş Güler ise yaşamını yitirdi. Saldırı, çevrede bulunan onlarca kişinin gözü önünde yapıldı. Ölenlerin yakınları, saldırıyı ülkücü Zahit Bostancı ile dayısının gerçekleştirdiğini dile getirdiler. 10 gün önce yaşanan ilk olaydan sonra ilçede güvenlik önlemlerinin alındığı söylense de, son saldırıda polisin ya da jandarmanın herhangi bir müdahalesi olmadı ve üstelik ilçe küçük olduğu halde saldırganlar hâlâ yakalanabilmiş değiller. Sakarya Valisi yaptığı açıklamada, öncekilere benzer şekilde bu olayın da “münferit bir olay” olduğunu söyledi.
Kürtlere karşı bu “münferit” olaylar, Sakarya’da son dört yılda 5 defa tekrar etti. 28 Nisan 2008’de DTP’lilerin “Barış ve Kardeşlik Şöleni”ne faşist bir güruh saldırmış, polis bu güruhu bölgeden uzaklaştırmak yerine salonun çevresini tutmuş, salondakilerin de dışarıya çıkmasına izin vermemişti. Salonda havanın tükenmesi nedeniyle zor anlar yaşayan Kürtlerden biri kalp krizi geçirerek yaşamını yitirmişti. Aynı şekilde, 27 Nisan 2007’de de, Ahmet Kaya resimli tişört giydikleri gerekçesiyle iki Kürt işçi MHP’li kalabalık bir güruh tarafından linç edilmek istenmişti.
Düzen cephesi Kürt sorununda çözümsüzlük ve baskı politikalarını sürdürdükçe bu tür saldırılar için doğal bir şovenizm ve ırkçılık zemini hep varolmaya devam ediyor. O nedenle asıl sorun bu zeminin ortadan kaldırılmasıdır. Bu da esas olarak işçi sınıfının Kürt halkının haklı demokratik taleplerine sahip çıkmasıyla, bunun için de diğer tüm sorunlarda olduğu gibi, örgütlü mücadelesini yükseltmesiyle gerçekleşebilir.
