Okurlarımızdan - Haziran 2005
Neden Marksist Tutum?
Son dönemde dünya kapitalist sisteminin yaşamış olduğu derin kriz ve gelişen emperyalist savaş sınıf mücadelesinin önemini bin kat daha kavratmıştır. Bütün yaşananlar gerçek bir devrimci önderliğin ne kadar gerekli olduğunu ortaya koyuyor.
İşte 'Neden Marksist Tutum?' deyişimin cevabı burada yatmaktadır. İşçi sınıfının enternasyonalist mücadelesini savunduğu için Marksist Tutum! Emperyalizm, kapitalizm, faşizm, kadın sorunu, ulusal sorun, Avrupa Birliği sorunu, geçmiş dönemin sorgulanması, ideolojik politik çarpıklığın düzeltilmesi, işçi sınıfının mücadelesi ve iktidarı gibi işçi sınıfının bilmesi gereken bütün politik-ideolojik konularda ihtiyacını karşılayan doğru bir Marksist teoriye sahip olduğu ve bu fikirleri biz işçilerle buluşturduğu için Marksist Tutum! Sınıf çıkarını her şeyden önde tutuğu için Marksist Tutum! Marx'ı, Engels'i ve Lenin'i bize doğru kavrattığı için Marksist Tutum! İşçi sınıfının içinde olup mücadele ettiği için Marksist Tutum! Hariçten gazel okumadığı için Marksist Tutum! 'İşçilerin Vatanı Bütün Dünyadır' dediği için Marksist Tutum! Bir işçi olarak Marksist Tutum dergisini selamlıyorum. Hoş geldin işçi sınıfının enternasyonalist mücadelesinin sesi!
Avcılardan bir Marksist Tutum okuru
Marksist Tutum dergisi Stalinist çevrelerin Marksizm üzerinde yarattığı tahribatın karşısında Marksizme ışık tutmaya başlıyor. Marksist Tutum dergisi işçi sınıfının tüm tarihini sorgulayan, o günün doğrularını ve deneyimlerini bugüne aktarıp, geçmişin hatalarını ve yanlış oluşumlarını gün ışığına çıkarıp tarihsel materyalist bir anlayışta ilerliyor.
Marksist Tutum dergisi ilk sayısında Enternasyonalle Kurtulur İnsanlık diyerek, enternasyonal bir örgütlülükle kapitalizmi yıkmaya, sınıfsız, sömürüsüz, eşit ve özgür bir dünyanın yaratılması gerektiğine ve kapitalizm yıkılmadıkça sorunlarımızın çözüme ulaşamayacağına vurgu yapıyordu.
Geçmişi tüm çıplaklığıyla gün yüzüne çıkaran, doğru bir çizgide yürüyen, Marksizmle bağları sıkı tutup biz işçi gençleri aydınlatan Marksist Tutum dergisine çok teşekkür ederiz.
Enternasyonalle kurtulur insanlık!
Gebze'den bir işçi
Marksist Tutum dergisi günümüz politik konuları, geçmişin hangi evrelerinden gelinerek bu zamana gelindiği hakkında bize önemli bir materyal oluşturdu. Dergi genel anlamda diğer okuduğum siyasi dergilere göre ulusalcılıktan tam anlamıyla arınmış fikirlerle bezeli. Daha önce okuduğum siyasi dergilerde solun tamamen yanlış tutumlarını görmemiz için Marksist Tutum dergisi gerçekten önemli bir yer tutuyor. Daha iki sayısı çıkmış olmasına rağmen geniş bir çerçeve çizdi. Son günlerin politik konularında bize faydalı bir materyal oluşturdu. Dergi, nasıl ve ne şekilde bu sömürü sisteminden kurtulacağımızı bizlere en yalın haliyle sunuyor. Bizler bu değerli materyaldeki fikirleri bilincimize çıkartmalıyız. Kurtuluş ve özgürlük ancak işçiler savaşırsa gelecek! Ayrıca derginin Sınıf Belleği bölümünde tarihte yaşanan direnişlere ve mücadelelere yer vermesini olumlu buldum. Çünkü sınıf olarak geride olduğumuzdan kazanımları birileri bize vermiş gibi algılıyoruz. Bu bizlerin suçu değil tabii ki. Sistem insanları birbirinden yalıtıyor. Bu bölümde anlatılanlar işçi arkadaşlar ve bizler tarafından okunduğunda geçmişi daha iyi tahlil edebilme şansına sahip oluruz. Marksist Tutum dergisinin yayın hayatında bizlere çok önemli bir materyal oluşturacağı düşüncelerimle birlikte teşekkürlerimi sunuyorum.
Özgürlük işçiler savaşırsa gelecek!
bir cam işçisi
Merhaba ben Marksist Tutum dergisini okuyan bir tekstil işçisiyim. Öncelikle dergiyi çok beğendiğimi söylemek istiyorum, derginin içeriği çok güzel bence. Biz işçilere çok şeyler sunuyor, bilmediğimiz tarihsel süreçleri bize anlatıyor ve bilinçlenmemizi sağlıyor.
Biz işçiler öyle köreltilmişiz ki, tarihimizi bilmiyoruz, hatta çevremizde olan bitenden hiç haberdar değiliz. Monoton bir hayat yaşıyor, evle işyeri arasında gidip geliyoruz. Oysaki çevremizde ve dünyada neler oluyor, işçi sınıfına karşı yapılan saldırılar neler, hangi haklarımız elimizden alınmaya çalışılıyor? Oysa bu haklarımızı tarihte ne zorluklarla kazanmış işçi sınıfı. şu an ise kazanılmış bu haklarımızı elimizden almaya çalışıyorlar. Ve bizim bu durumda neler yapmamız gerekiyor? Bütün bu soruların cevabını bu dergide bulabilirsiniz. Ve asıl olarak da daha iyi bir dünya için neler yapmamız gerekiyor sorusunun cevabını. Biz işçiler için çok güzel bir kaynak, bu kaynağı en güzel şekilde kullanmamız gerekiyor. Ve çevremizdekilerin de bu kaynaktan yararlanmalarını sağlamamız lazım.
Marksist Tutum dergisini yaratan tüm yürekleri coşkuyla selamlıyorum. İyi ki varsınız...
Topkapı'dan bir tekstil işçisi
Dün neler yaşadık, bugün nelerle karşılaşıyoruz ve de nelerle karşılaşacağız? Ben fabrikada çalışan bir işçiyim. Geçmiş yıllardaki çalışma koşullarıyla bugünkü koşullara baktığımda her geçen gün daha fazla boğazlanıyoruz. Bütün çalışma koşullarını zorlaştırıyorlar. Yakın zamanda yaşadığım bir olayı anlatmak istiyorum sizlere.
Bizim fabrikada sendika yok, az da olsa bir sendikalaşma deneyimi yaşadık ama başaramadık. Bu dönemden sonra işveren bizlerin sendika istemesinden çok rahatsız oldu. Ve bizleri kontrol altında tutmak için eski ve yeni iş yasasından metinler hazırlayıp geçici süreli iş sözleşmesi imzalattı, bunu imzalamayı da zorunlu kıldı. Bu maddelere dayanarak işveren bizleri birer köle gibi istediği yere gönderebilecek, esnek çalışmayı, bayramlarda zorunlu mesaiyi dayatacak, iş dışında kaza geçirdiğimizde hiçbir sorumluluk üstlenmeyecek ve bunları kabul etmediğimizde iş akdimiz feshedilecek. Bütün bunları pişkince söyleyen işveren, bu maddeleri kabul ettirebiliyor işçi arkadaşlarımıza. Çünkü şu an onlar güçlüler. Ama biz işçiler onlardan ne kadar güçlü olduğumuzun farkında bile değiliz. Bizler bir bütün olarak hayır diyebilecek gücü, birliği, örgütlülüğü kurabilmiş değiliz. Bu yüzden de onların her dediğine evet demek zorunda kalıyoruz. Hayır diyebilmek için de önce sınıf bilinçli işçilerin bu ezilmişliğe, kazanımlarının bir bir yok edilmesine dur demesi gerekiyor. Bizler ne kadar dur diyebiliyoruz? şu anda üzerimize düşen görevi yerine getirmiş değiliz. Elbet bu görev yerine getirilecektir. Er ya da geç! Ama bizim kaybedecek zamanımız yok. Onlar bizden daha önde ve akıllı davranıyorlar. Bizler onlardan daha iyi olmalıyız ki başarabilelim. Bunlar sadece sendikal anlamda birliklerle de sınırlı kalmamalı. Sınıf bilinçli bireyler olarak örgütlenme yaygınlaştırılmalı. Ancak o zaman birçok şey değişmeye başlar.
Örgütlüysek her şeyiz, örgütsüzsek hiçbir şey!
ağaç işkolundan bir işçi
İşçi sınıfı için, işçi sınıfının teorisi çok önemli. Marksizm gerçekten işçi sınıfının tarihinde ve mücadelesinde önemli bir yer kaplamakta ve ona ışık tutmaktadır. Öyle ki, geçmişte olduğu gibi gelecekte de bizlere, devrimcilere ışık olacaktır. Marksizm işçi sınıfının feneridir. Ve onu elimizde sımsıkı tutmalıyız ki düşürmeyelim. Bu bilimi biz işçiler elimizden düşürdüğümüzde sözde Marksistler, sözde devrimciler ortaya çıkar. Makinelerin başında bizleri üzüm gibi sıkıyorlar, içecekleri şarabı da bizim kanımızdan çıkarıyorlar. Ben bundan bir ay önce bir iş kazası geçirdim, ama şanslı sayılırım, çünkü bunun hesabını kime soracağımı, kime karşı mücadele edeceğimi biliyordum. Yapılan tüm saldırıların hesabını mutlaka soracağız, unutmayacağız bizlere yaptıklarını. Bunun için mücadelemize sımsıkı sarılmamız lazım. Marksist Tutum dergisinin mücadelemizi güçlendireceğine inancımız tamdır.
metal işkolundan bir işçi
Öncelikle bu dergiyi çıkartan, işçi sınıfının mücadelesiyle ilgilenen ve bu dergiye emeği geçen tüm kardeşlere selam. MARKSİST TUTUM işçi sınıfı için, sınıf mücadelesi için gerçekten çok güzel bir dergi. İnsanların kafasında soru işareti olan birçok konuda bence işçilerin önünü açacak, onları aydınlatacak bir dergi.
Önceden sömürü, ezilme nedir anlamayan biriydim. İşten eve, evden işe. Acaba yarın fabrikada ne kadar fazla parça çıkarabilirimin derdindeydim. Ne yazık ki eskiden benim gibi düşünen işçi kardeşlerim çok. Bence bu dergi işçilere ne yapmaları gerektiğini, haklarını nasıl kazanabileceklerini ve olaylara nasıl bir tepki göstermeleri gerektiğini anlatan, onlara yol gösterecek bir kılavuz olacaktır.
Bana göre mükemmel bir dergi olmuş. Diğer sayılarını dört gözle bekliyorum.
İşçi sınıfının bilimi Marksizmdir. Ona sıkıca sarıl!
Marksist Tutum okuru bir işçi
Marksist Tutum dergisinde emeği geçen, gece gündüz demeden çalışıp bunu bir yaşam biçimine dönüştüren, geçmişte bu uğurda mücadele edip hayatını ortaya koyan işçi önderlerinden aldığı bayrağı ileri taşımak için varını yoğunu ortaya koyan, işçi sınıfının bağımsız siyasetini net bir bakış açısıyla bizlere aktaran, öğretmeye çalışan bütün dünyadaki, ülkemizdeki güzel insanlar merhaba. Marksist Tutum okurları merhaba. 1982 senesinden beri işçiyim. Bizler üreterek yaşamını sürdüren, sürdürmek zorunda olan işçileriz. Doğal olarak kendi başımıza hayat mücadelesinde yaşadıklarımız, öğrendiklerimiz, ama çoğunlukla öğrenemediklerimiz var. Bundan beş sene öncesine kadar doğru söylemek gerekirse kapitalist sistemin ne olduğunu, işçi sınıfının ne anlama geldiğini, işçi sınıfının bağımsız siyasetini, insanlığın ve kültürlerin gelişimini, emperyalist savaşları, dinlerin gelişimini, sanayi devriminin ne olduğunu, sınıfların ve sınırların oluşumunu bilmiyordum. Bunları yazmaktaki amacım, ben öğrenmeye çalışıyorum da, benim gibi binlerce milyonlarca işçinin varolduğudur. Ben kendimi şanslı sayıyorum, doğru, güzel insanlarla tanıştığım için. Bize düşen görev bu şansı tüm işçi kardeşlerimize de vermek, bunun için gayret sarf etmektir.
Bizler diyoruz ki insanlığın kurtuluşu kapitalizm denen bu kokuşmuş sistemin yok edilmesiyle mümkün. Kapitalizmi yok edecek yegâne güç de işçi sınıfının enternasyonal birliğidir. Bizlere düşen görev bu inançla çalışmak, okumak, öğrenmek, işçi sınıfını dünya devrimine taşıyacak temelleri atmaktır.
Yaşasın işçi sınıfının uluslararası birliği!
bir metal işçisi
Merhaba Marksist Tutum,
Ben petrokimya sektöründe üretim yapan bir fabrika işçisiyim. Marksist Tutumun çıkan ilk iki sayısını okudum. İşçi sınıfının tarih sayfasında verdiği mücadeleyi anlamamızı sağlayan, tarihsel deneyimleri sorgulayan, sorgulatan ve biz işçilerin bilincini aydınlatan devrimci Marksist tutumunuzdan dolayı öncelikle sizlere teşekkür ediyorum. Bundan sonraki süreçlerde işçi sınıfının öncü, devrimci meşalesini taşıyabilecek ve at izinin it izine karıştığı böylesi bir dönemde Marksist tutumu sergileyeceğiniz inancındayım.
İşçi sınıfının nihai kurtuluşunun ancak enternasyonalle mümkün olabileceğini devrimci Marksizmin ışığında korkusuzca savunan ve biz işçilerin kılavuzu olacak olan Marksist Tutum merhaba!
Marksist Tutum'un kızıl yıldızı işçi sınıfının mücadelesinde yolunu aydınlatacak bir eylem kılavuzudur. Unutturulmaya çalışılan, militan sınıf mücadelesini nasıl kazanabileceğimizi ve çok daha ilerilere nasıl taşıyabileceğimizi, biz işçilere gösteriyor. Kapitalist sistemin bizleri nasıl sömürdüğünü, nasıl bir hayatı reva gördüğünü, yarattığı bu aşağılık yaşamdan nasıl kurtulabileceğimizi ve düşmanımızın bütün doğasını anlayabilmemizi sağlıyor.
Örgütlüysek her şeyiz, örgütsüzsek hiçbir şey!
Devrimci teori olmadan devrimci pratik olmaz!
Yaşasın Marksist Tutum
bir petrokimya işçisi
Marksist Tutum yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor. Marksist Tutum dünya işçi sınıfına sınıfsız, sömürüsüz bir dünyayı kurmak için özgürlüğe gidecek kapının anahtarını yani Marksizmi gösteriyor.
Marksizmi çarpıtmadan, içini boşaltmadan dosta düşmana gösterecek bir dergimiz var artık: Marksist Tutum. Bugüne kadar solda egemen olan ideoloji Marksizmin inkârı olan Stalinizimdi. Bu hastalıklı ideoloji işçi sınıfına ve genç kuşaklara inanılmaz boyutlarda küçük-burjuva sol hastalığını bulaştırdı. Bu böyle sürmeyecek. Sosyalist mücadeleye yürüyen biz gençlerin yolunu aydınlatacak feneri Marksist Tutum gösteriyor. Marksist Tutum'a ve bizlerin üzerine büyük görevler düşüyor.
Bugünlerde yaşadığımız coğrafyada ve dünyada milliyetçilik ve şovenizm dalgası hala yükselişte. Bir kısım 'sol' bunu yurtseverlik olarak gösteriyor. Hem sınıfımızın diliyle konuşup, diğer yandan işçi sınıfına küçük-burjuva düşünceler yedirilmeye çalışılıyor. Dönek Kautsky ile yarış yapılarak Lenin'in kemikleri sızlatılıyor. Marksist Tutum, Engels'in dediği gibi, proletaryanın önünde tek bir hedef, tek bir düşman, tek bir mücadele vardır diyerek proletarya enternasyonalizminin temel ilkelerini çiziyor.
Varsın liberaller, küçük-burjuva devrimciler, milliyetçi yurtseverler burjuva devletin devamına destek olsunlar. Elif Çağlı'nın dediği gibi herkes kendi yoluna. Marksizm ve Bolşevik gelenek artık sahipsiz değil. Marksist Tutum'un bu geleneği yeşertip sürdüreceğine tüm benliğimle inanıyorum. Devrimci teori olmadan devrimci hareket olamaz. Bu bir sözden öte önemli bir gerçeği ifade ediyor. Nasıl ki Lenin Menşeviklere ve Sosyalist Devrimcilere karşı devrimci Marksizmin savaşımını vermişse, bugün biz enternasyonalist komünistler de Stalinizme karşı Marksizmin ve Bolşevizmin temel ilkelerine sahip çıkarak bu yolda inatlı ve ısrarlı bir mücadele sürdürerek bu savaşımı vereceğiz.
Selam olsun Marksist Tutum'un enternasyonalist mücadelede açtığı yola!
Selam olsun sürekli devrim yolunu açan Marksist Tutum'a!
Yolumuz açık olsun.
işsiz bir metal işçisi
Çürümeye yüz tutmuş bir sistemin ürünü olmamıza rağmen, işçi sınıfı mücadelesinin bu gerileme dönemlerinde, işçi sınıfı biliminin ve mücadelesinin bayrağını yükseltmek biz Marksist gençlerin görevidir. Dünya genelinde öldüğü, bittiği söylenen işçi sınıfının mücadelelerini zafere taşıyacak olan devrimci enternasyonalin örgütlenmesi yolunda bir adım olmalıdır her araç. İşte bu uğurda, doğru temellerde mücadele yürüten bir örgütlülüğü savunmaktadır Marksist Tutum. İşçi sınıfının bilimini doğru temellerde geniş emekçi yığınlara taşımak gerekiyor. Ve bizler, yani Marksist gençler, bu sorumluluğu omuzlarımızda hissediyoruz.
Genel olarak '80 sonrası kuşağın üstüne bir karamsarlık çökmüş olsa da, bizler bu karamsarlığı üzerimizden atmak zorundayız. Burjuvazinin temsilcileri, üniversitelerde emekçi çocuklarının kazanılmış tüm haklarına saldırı yöneltiyorlar. Bizler unutmamalıyız ki bu kazanımlar bizlere altın tepsilerde sunulmadı, işçi sınıfının verdiği mücadelelerin birer kazanımlarıydılar. Ve bu kazanımların korunması, işçi sınıfının bilimsel sosyalizmle kuşanarak mücadeleyi yükseltmesiyle mümkündür. Marksizmin bilimsel ışığıyla aydınlanmak ve işçi sınıfı mücadelesiyle bütünleşmek biz genç devrimcilerin görevidir. Yaşasın proletarya enternasyonalizmi!
İÜ'den bir grup Marksist öğrenci
İnsanın kendisiyle savaş içinde olması değişik bir duygudur. Ben de yıllardır kendimle çatışma içerisindeydim. Ortada yolunda gitmeyen bir şeyler vardı. Açıkçası bu durumdan hiç memnun değildim. Dünya nereye doğru gidiyordu? Bu savaşlar neyin nesiydi? Büyük çoğunluğun yoksulluğu artarken, diğer taraftan azınlıkta olan kesim niye bu kadar zenginleşiyordu ve biz işçilerin çalışma koşulları bu kadar zorlaşıyordu? Üzerimizdeki baskılar gitgide artıyordu. Bu hiç adil değildi. Kendimce bu tür kaygılar içine girip bu duruma anlam veremiyordum. Ben de bir tercih yapmalıydım. Ya bu düzene ayak uydurup bazılarının bize reva gördüğü hayatı yaşayıp, kader deyip sessiz çoğunluğa katılacaktım, ya da bu hayatın daha farklı yaşanılması gerektiğine inanıp mücadelenin içine girecektim. Ben de bunu yaptım. Peki nerede olmalıydım? Olmam gereken en doğru yerdeydim artık. Marksizm ile tanıştığımdan bu yana sorunun ulusal değil evrensel olduğunu kavradım. Marx'ın da dediği gibi 'işçilerin vatanı yoktur!' Yapılan ve yapılacak olan birçok şey var. Enternasyonalist kavrayışımızın daha geniş işçi yığınlarına ulaşmasında önemli bir araç olacak Marksist Tutum dergisini tam da bu duygularla selamlıyorum.
İstanbul'dan bir genç işçi
Merhaba Marksist Tutum,
Öncelikle şunu belirtmek isteriz ki, yaşanan olaylara dönük olarak dergide alınan tutum ve ortaya konan politik perspektif, Stalinizm, sosyal demokrasi ve anarşizm karşısında devrimci Marksizme itibarını yeniden kazandırıyor. Özellikle yakın zamanda milliyetçiğin yükseltilmesine karşı inatla, kararlılıkla enternasyonalizmin bayrağını yükselterek, işçi sınıfına doğru bir bakış açısı sunuluyor. Bununla birlikte, diğer güncel-politik konularda da doğru bir perspektifle, Marksist bir bakış açısıyla yorumlar yapılıyor Marksist Tutum'da. Nitekim Kürt sorununda yükseltilen milliyetçi propagandaya karşı, ezilen halkların kendi kaderlerini özgürce tayin hakkı temelinde ortaya konan enternasyonalist görüş buna örnektir. Keza milliyetçiliğin kalkış zemini olan Kıbrıs ve Ermeni sorunlarına karşı da çok doğru tutumlar alınmaktadır.
Günümüz gericilik koşullarında Marksizmi doğru kavramış böyle bir derginin varlığı gerçekten de elzemdir. Böylelikle sözümona sol geçinip ama özünde küçük-burjuva milliyetçiliği yapanların bilinç bulandırmasına karşı da doğru mücadele hattı ortaya konabilecektir. İşçi sınıfının mücadelesinin dibe vurduğu bir dönemden geçiyoruz; ama, sınıf mücadelesinin dibe vurmasından dolayı kimse işçi sınıfının yok olduğunu söyleyemez. 'İşçi sınıfı bitti' diyenler etraflarına bir bakarlarsa, yedikleri ürünlerden giydikleri ürünlere kadar her şeyi kimin ürettiğini göreceklerdir. Ve bir yerde haksızlık, sömürü varsa oradaki kıvılcım sönmez. Her ne kadar işçi sınıfının bilinci, örgütsüz ve devrimci enternasyonalist bir önderlik olmadığından dolayı içinde yaşadığı kapitalist toplumun kültür ve ideolojisinden etkileniyorsa da, gün gelecek, bu engelleri de yıkacak ve Marksizmin ışığında toplumsal devrime yürüyecektir.
Marksist temellerde çözüm yolları üretmeden, tarih bilincinden yoksun kalarak yalan yanlış politikalarla alınacak yol, yenilgilerle sınırlı kalmayacak, genç kuşakların bir kez daha moralinin bozulmasına ve bir kez daha hareketin onlarca yıl gerilere savrulmasına da neden olacaktır. Marksizm adına milliyetçi burjuva ideolojilerin hâlâ solculuk olarak sunulduğu günümüzde, işte tam da bu dönemde enternasyonalizmin sesi Marksist Tutum'a hoş geldin diyoruz. İşçi sınıfına, işçi ve öğrenci gençliğe kapitalizme karşı mücadelesinde doğru bir hat, yeni bir ufuk çizmiş olan Marksist Tutum'a teşekkür ediyoruz. Marksizmin ateşi dün olduğu gibi bugün de öğrenci gençliğin ve işçi sınıfı gençliğinin yüreğinde ve beyninde yanacak ve yanmaya devam edecek!
Ya sosyalizm ya barbarlık!
Yaşasın devrimci Marksizmin sönmeyen ışığı!
Marmara Üniversitesinden bir grup öğrenci
Merhaba, ben bir tekstil işçisiyim. Marksist Tutum dergisi ortaya koyduğu teorik ve politik hatla, Marksizme kara çalmanın moda olduğu günümüzde bir fener olarak bizlere yol gösteriyor. İşçi sınıfının devrimci teorisi olan Marksizmi bizlere taşıdığınız ve bu berrak yolu görmemize yardımcı olduğunuz için teşekkür etmek istiyorum.
Tabii biz Marksist Tutum okurlarına da büyük görevler düşüyor. İşçi sınıfı hareketinin gerilediği bir dönemden geçiyoruz. Arkadaşlarımıza sınıf bilincini taşıyabilmek, bir avuç kapitalistin milyarlarca insanı nasıl açlığa, yoksulluğa, işsizliğe ve savaşlara sürükleyip sonu gelmez bir çürüme ve yabancılaşmanın pençesinde kıvrandırdığını göstermek zorundayız. Ben bu görevi yerine getirmeye çalışırken birçok karamsar düşünceyle karşı karşıya kalıyorum. Hemen Marx'ın sözleri geliyor aklıma 'toplumsal varoluş bilinci belirler'. Yani egemen sınıfın düşünceleri işçi sınıfının bilincini belirler. Böyle geri dönemlerde işçi sınıfından kahramanlıklar beklemek hayalcilik olur. Bizlere düşen, arkadaşlarımıza bıkmadan, usanmadan kapitalist pislik düzeninin iğrenç, yabancılaşmış ve yozlaşmış yüzünü teşhir etmektir. Biz Marksistler daha güzel, yaşanabilir bir dünyanın mümkün olduğunu, adının sosyalizm olduğunu biliyoruz. Yine bu güzel dünyayı tanıtmak bizlerin görevi. Marksist Tutum dergisi bunun için güzel bir araç.
Yüreğimden gelen mutlu ve heyecanlı haykırışla diyorum ki HOşGELDİN MARKSİST TUTUM! İYİ Kİ GELDİN!
bir tekstil işçisi
