AKP hükümetinin işçi sınıfına yönelttiği saldırılar aralıksız sürüyor. İşçi sınıfının uzun yıllar önce mücadele ederek kazandığı haklar bir bir elinden alınıyor. Burjuvazi lehine inanılmaz düzenlemelere gidiliyor. Saldırılarını iyice pervasızlaştıran AKP hükümeti gözünü şimdi de çocuk işçilere dikmiş bulunuyor. Çocuk işçi çalıştıran patronlar lehine yeni düzenlemeler gerçekleştiren hükümetin, ne denli “adalet”li olduğunu emekçiler bir kez yaşayarak görecekler.
AKP hükümetinin hazırlamış olduğu İstihdam Paketine göre, ağır ve tehlikeli işlerde çocuk işçi çalıştırmanın cezası 100 YTL’ye indiriliyor. Evet, sadece 100 YTL’ye! Şu anda yürürlükte olan yasaya göre bu suçun cezası, kaçak olarak çalıştırılan çocuk sayısına bakılmaksızın, 904 YTL. Fakat yeni düzenlemeye göre, ceza çocuk sayısına bakılarak kesilecek ve her bir çocuk için 100 YTL olacak. Yani patronlar 100 YTL ceza vererek özgürce çocuk işçileri sömürebilecekler.
Yasalara göre çocuk işçilerin ağır ve tehlikeli işlerde çalıştırılması yasak. 14 yaşından küçük çocukların her türlü işte çalıştırılması yasaklanmışken, 14-18 yaş arasındaki çocuk işçilerin sadece yeraltı ve su altı işlerinde çalıştırılması yasak. Yine çocuk işçilerin sanayide gece çalıştırılmaları da yasak. Ancak yasak olmasına rağmen çocuklar madenler de dahil olmak üzere tarımdan sanayiye her alanda ucuz işgücü olarak çalıştırılıyorlar, hatta kiralanıyorlar.
Çocuk işçilerin çalıştırılması Türkiye’ye özgü değil maalesef. Makineleşmenin ortaya çıkmasıyla birlikte, daha fazla kâr elde etmek isteyen kapitalistler, ucuz işgücü olan kadınları ve çocukları madenlere ve fabrikalara doldurmaya başladılar. O günden bu yana da, dünya ölçeğinde çocuk işçiler kapitalistler tarafından alabildiğine sömürülmekteler. Dünyadaki rakiplerine kafa tutan Türkiye sermayesi de bu alanda elinden geleni ardına koymuyor.
Türkiye’de sayıları hızla artan yoksul kadın ve erkeklerin sayısı, 2006 verilerine göre 12 milyon 930 bin kişiye yükselmiş bulunuyor. Neredeyse her 5 kişiden biri yoksul. Aynı yıla ait verilere göre toplam 5,3 milyon yoksul çocuk var. Bu yoksul çocuklar kimi zaman sokak başlarında tiner çekiyor, dileniyor veya su satıyorlar, kimi zamansa fabrikalarda ağır ve tehlikeli işler dâhil olmak üzere, sabahtan akşama dek çalıştırılıyorlar. Hakları budanan, asgari ücrete talim ettirilen, vergiler altında ezilen işçi aileleri giderek yoksullaşıyorlar. Çoğu asgari ücretle çalışan işçilerin geçinebilmeleri için neredeyse tüm aile bireylerinin iş bulup çalışması gerekiyor. Eğitim, sağlık ve oyun hakkından yoksun bırakılan işçi çocukları, böylece kaçınılmaz olarak daha 5 yaşından itibaren sermayenin kucağına itilmeye başlıyorlar. Türkiye’de 5 yaşında çalışmaya başlayan binlerce çocukla birlikte, çalışma yaşı alabildiğine aşağıya inmiş durumda. Küçücük çocukların çalışması, insanlık düşmanı emperyalist-kapitalizmin barbarlığını gözler önüne seriyor.
Başbakan bir yandan 8 Mart vesilesiyle kadınlara seslenip “daha fazla çocuk yapın” derken, diğer yandan da çocuk işçi çalıştıran patronlara verilen cezalarda indirime gitmekten çekinmiyor. Doğrusu sermayenin altın kuralını çok iyi biliyor tüccar başbakan: insani değerler çöpe, ticari değerler başa. Yani burjuva politikacılar çok çocuk yapın derken, kapitalistlere taze ve bol işgücü üretin demek istiyorlar. Son yıllarda tüm dünyada ekonomik krizlerin ve savaşların ortasında büyüyen çocukları bekleyen tehlikeler misliyle artıyor. Bugün burjuvazinin emrindeki çocuk işçiler, yarın burjuva orduların emrindeki çocuk askerler olarak, sınıf kardeşlerini öldürmeleri için cephelere gönderileceklerdir.
“Eti senin kemiği benim” anlayışıyla yasal veya yasadışı her tür işte çalıştırılmaya itilen çocuklarımızın bugünü ve geleceği burjuvaziye teslim edilemez. Burjuva hükümetlerin amacı sermaye için daha fazla kâr getirecek düzenlemelere gitmektir. İşçi ve emekçi sınıfların A’dan Z’ye tüm haklarına saldıran burjuvaziye ve onun hükümetlerine dur demeden insanca hayat sürmemiz beklenemez. Kapitalist sistem yok edilmeden ne çocuk ve genç işçilerin ne de kadın ve erkek işçilerin kurtuluşu mümkündür. Her yaştan insanın eşit, özgür ve mutlu olarak yaşayacağı yegâne sistem sınıfsız ve sömürüsüz bir dünya olabilir ancak. Çocuklarımıza sınıfsız ve sömürüsüz bir dünya bırakmak için kapitalizme karşı mücadeleye!
Kartal’dan bir matbaa işçisi