MİTO İşçileriyle Söyleşi

8 Temmuz 2006

Aydınlı'daki fabrikalarında direnişte olan Mito işçilerine destek vermek amacıyla bir ziyaret düzenledik. Ziyaretimiz esnasında yaptığımız söyleşimiz aşağıda yer alıyor.

MT: Fabrikanızda ne üretiliyor?

Radyatör, klima vb. Üretilenlerin birçoğu yurt dışına ihraç ediliyor.

MT: Fabrikanızın kaç yıllık geçmişi var? Patronunuzun başka yerde fabrikası var mı? Aynı sektör mü? Burada ve diğerlerinde daha önce sendikalaşma deneyimi yaşandı mı?

Üç yıllık bir geçmişe sahip. Aynı patronun Zeytinburnu, Eminönü, Bakırköy ilçelerinde de fabrikaları var. Buralarda satış yapılıyor. İki yıl önce aynı fabrikada sendikalaşma süreci yaşanmış. Patron haberdar olunca süreç başarısızlıkla sonuçlanıyor. Toplu çıkış olmuyor; fakat iki yıl içerisinde işçiler tek tek işten atılıyor. Sonuçta o süreci yaşayan işçilerden bugüne kimse kalmadı.

MT: Kaç işçi çalışıyor? Çalışanların yaş ortalaması kaç? Kadın işçi var mı?

Fabrikada kadrolu çalışan 164 kişi. Taşeron şirket üzerinden ise 138 kişi çalışıyor. Çalışanların yaş ortalaması 24-25 civarında. Çalışan kadın işçi sayısı ise 40.

MT: Ortalama çalışma süresi ne kadar?

Sabah 8'den akşam 6'ya kadar çalışıyoruz.

MT: İşverenin işçilere karşı tutumu nasıldı? Ne tip sorunlar yaşıyordunuz?

Tüm yetki ustabaşına aitti. Giriş çıkışlardan ustabaşı sorumluydu. Patronun yüzünü dahi görmüyorduk. Ücretlerimizi alamıyorduk. Verilenler de üç taksit şeklinde ödeniyordu. Avans istediğimizde azarlanıp gönderiliyorduk. Zam yapılmıyordu. Bordroda yazılan sosyal haklarımızın hiçbirini alamıyorduk. Mesai ücretlerimizi ustabaşı kendi kafasına göre belirliyordu. Bizlerin konuşmasına dahi izin verilmiyordu.

MT: İçinizde daha önce sendikalaşma deneyimi olan var mı?

Ben Deri-İş ve DİSK'te örgütlenme deneyimi yaşamıştım. 6 ay grevde kalmıştım.

MT: İşçilerin sendika üyeliği konusundaki ilk tepkileri nasıldı?

İşçiler sendikanın, örgütün ne olduğunu bilmiyordu. Bizler de kendi haklarımız için mücadele edeceğimizi anlattık. Düşündüler; anne babalarına sordular ve kararlarını verdiler.

MT: Nasıl sendikalaştınız; süreç nasıl gelişti?

Sendikalaşma çalışmalarımız 4 ay önce başladı. Fabrikada 8 bölüm var. Fabrikanın her tarafında kameralar olduğu için gizli bir çalışma yürüttük. 8 Martta Bostancı'da notere gidip 109 kişi Birleşik-Metal'e üye olduk. 28 Martta içimizden bir arkadaş taşeron şirkette çalışan bir kadın işçiye sendika üyeliği konusunda ısrar edince bu işçi patrona durumu ispiyonladı. 31 Martta İş Kanununun 25/2. maddesinden 11 kişi işten çıkarıldı. Devamında 4 Nisanda 11 kişi, 10 Nisanda da 16 kişi işten atıldı.

MT: Sendika mücadelesi başlamadan önce işten atılmalara ve olası bir direnişe hazır mıydınız? Sürecin bu yönde gelişeceğini tahmin ediyor muydunuz? Bir direniş komitesi kurdunuz mu? Direniş fonu oluşturdunuz mu?

Dışarıda kalmayı, aç susuz kalmayı göze alıp direnişe başladık. İçerde ve dışarıda olmak üzere iki komite kurduk. Fakat herhangi bir fon oluşturmadık.

MT: Sendikanızdan gerekli desteği alıyor musunuz?

Sendikamız her türlü desteği sunuyor. Yol ve yemek paramızı alıyoruz.

MT: Patrondan talepleriniz neler?

Sendikamızla birlikte işe geri dönmeyi ve tüm sosyal haklarımızı istiyoruz.

MT: Gerek sendikaya üye olma sürecinde gerekse işinize dönme mücadelesi verirken ailelerinizin, eşlerinizin, yakınlarınızın yaklaşımı nasıldı? Mücadelenizi destekliyorlar mı? Ailelerinizi direnişe katmak için neler yapıyorsunuz?

Evde kavga gürültü devam ediyor. Dışarıdaki insanlar ailelerimizin beynini yıkıyor. Neden bu işe başladığımızı anlamıyorlar; bizi suçluyorlar. Ama bazı arkadaşlarımızın aileleri desteklerini sunuyorlar. Ancak hepsini katamıyoruz.

MT: Sendikalaşmanın hangi aşamasında patronun haberi oldu? Nasıl tepki verdi?

Patron 21 gün içerisinde haberdar oldu. Vardiya vardiya sekizer onar işten çıkardı. Patron 25 yaşında ve işçilerin sendikalaşması gibi konularda deneyimsiz birisi. Bu yüzden de ustabaşı patronun bu işlerine bakıyor. Ustabaşı 70'li yıllarda sendika temsilciliği yapmış olmasına, bizzat mücadelenin içerisinde yer almış olmasına karşın bugün bizim yanımızda yer alacağına patronun safında yer alıyor.

MT: İçerde üretim devam ediyor mu? Üretimi durdurmak için herhangi bir girişimde bulundunuz mu? Direnişiniz içerdeki çalışma koşullarında ve ücretlerde herhangi bir değişim yarattı mı?

Üretim devam ediyor. Arkadaşlarımız mesailere kalmıyor. Kalmayanlara savunma yazdırılıyor. Protesto amacıyla iki gün yemek yenmedi. Bunların hiçbirisine taşeron işçileri katılmadı. Patron baskıları arttırdı. Üye olduğunu düşündüğü arkadaşlarımızı yıldırmak için, sürekli bölüm değiştirtti.

MT: Çevre fabrikalarda direnişe karşı tepkiler nasıl? Ziyarete gelenler oluyor mu? Direnişte olan diğer fabrikalarla bağınız var mı? Sizin gidip destek istediğiniz fabrikalar oldu mu?

Çevre fabrikalardan ziyarete gelenler oluyor. Tersaneden işçiler ve mahalle halkı geliyor. Has Alüminyum, Serna-Seral ve direnişte olan deri fabrikalarından işçiler geliyor.

MT: Siz daha önce bu tür direnişlere gider miydiniz? Nasıl bakıyordunuz?

1979'dan beri bu mücadelenin içerisindeyim. Zonguldak, Ankara, Çorlu, Gelibolu, Zeytinburnu bölgelerinde gerçekleşmiş olan grev ve direnişleri desteklemeye gittim. 1996-97 deri sanayii grevine katıldım.

MT: Atılan bütün işçiler direniş yerine geliyor mu? Görevlileriniz var mı?

Bütün arkadaşlarımız geliyor. İkişer kişiden oluşan üç grup olmak üzere görevlilerimiz var. Bunlar yemek, çay işlerinden ve ziyarete gelen insanlarla ilgilenmekten sorumlular.

MT: Direnişteki son gelişmeler neler?

şu anda yetki belgesinin gelmesini bekliyoruz. Bu direniş yetki ne zaman gelirse o zaman son bulur. Belki iki ay sürer; belki dört ay, belki de bir yıl.

MT: 1 Mayıs'a dair bir eğitim çalışmanız oldu mu? 1 Mayıs hakkında ne düşünüyorsunuz?

Mayısta Yaşam Kooperatifinin düzenlediği eğitim çalışmalarına katıldık. 1 Mayıs bize Amerikan işçilerinin mirası. Çalışma saatini 16 saatten 8 saate indirme mücadelesinin kutlandığı; hakkımızı aradığımız mücadele günümüzdür.

MT: 1 Mayıs'a katıldınız mı? Hazırlıklarınız nelerdi? Kaç kişilik katılım sağlandı? Hangi sloganlar atıldı?

27 işçi arkadaşımızla birlikte 1 Mayıs'a katıldık. Pankartlar, dövizler hazırlandı. Dayanışma amaçlı kalemler ve sular hazırlandı. Attığımız sloganları dövizlere taşıdık. 'Yaşasın Mito direnişimiz', 'Taşeronlaştırmaya Hayır', 'Yaşasın 1 Mayıs', 'Kurtuluş Yok Tek Başına Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz', 'Yaşasın Sınıf Dayanışması', 'Gün Gelecek Devran Dönecek Patron İşçiye Hesap Verecek' gibi sloganlar attık.

MT: Dünyada ve Türkiye'de birçok sorun yaşanıyor, her geçen gün sosyal haklarımızın gaspına bir yenisi ekleniyor, sosyal güvenlik reformu adı altında saldırılar yürütülüyor, sağlık hizmetimizi kısıtlıyor; yanı başımızda üç yıldır emperyalist savaş devam ediyor. Bunlara nasıl bakıyorsunuz?

Bir dahaki seçimlerde oy vermemeyi düşünüyoruz. Devlet doğuya asker yığıyor. Oradaki masum insanları öldürüyor. Bu noktada işçi ve köylülere büyük işler düşüyor.

MT: Sosyalist çevrelerin, dergi çevrelerinin, sendikaların ve derneklerin direnişe destekleri ne düzeyde?

Atılım, Çağrı, CHP Tuzla teşkilatı, Kızılbayrak, Deri-İş, Mayısta Yaşam Kooperatifi, Limter-İş, ayrıca Deri-İş aracılığıyla sempozyum için Türkiye'ye gelen İsrail, Filipinler, Brezilya ve ABD sendikacıları da ziyarete geldiler.

MT: Son olarak söylemek istediğiniz bir şey var mı?

Tüm işçilerin birleşmesi lazım. Çünkü üreten işçiler. Direnişimizin başarılı olması demek sadece Mito işçilerinin değil tüm işçi sınıfının başarısı olacaktır. Kulağınız bizde olsun. Her türlü desteğinizi bekliyoruz.


Kaynak URL:
http://www.marksisttutum.org/mitoiscileriylesoylesi.htm