Ankara'da 'Herkese Sağlık, Güvenli Gelecek' Mitingi

15 Mart 2006

19 şubat Pazar günü Emek Platformunun çağrısıyla Ankara'da Genel Sağlık Sigortasına (GSS) karşı 'Herkese Sağlık, Güvenli Gelecek' mitingi düzenlendi. Ankara garından yürüyüşle başlayan etkinlik Sıhhiye meydanında yapılan konuşmalarla sona erdi. Mitinge yaklaşık 2000 kişi civarında bir katılım oldu. TÖRK-İş, HAK-İş ve KESK'e bağlı bazı sendikalar, Ankara Tabip Odası, TMMOB, ASMMO, EMEP, ÖDP, ESP, ODAK, AKADER, Alınteri, BDSP, ÖV-DER alandaydılar. Hem yürüyüş kortejinde hem de alanda coşkularıyla ve diğer katılımcılara nazaran daha kitlesel olmalarıyla dikkat çeken kortejler, Telekom'un özelleştirilmesi süreci ve belediye işçilerine son dönemde yapılan saldırılar nedeniyle, TÜRK-İş'e bağlı Haber-İş ve HAK-İş e bağlı Hizmet-İş kortejleriydi.

GSS ve Sosyal Güvenlik Reformu Yasası işçi sınıfı için çok ciddi bir saldırı ve çok uzun zamandır gündemde. Bu yasa aslında sağlık hizmetlerinin özelleştirilmesinin ilk adımlarını oluşturuyor. Yasayla birlikte getirilen pek çok yenilik sağlık alanında var olan tıkanmaları çözmek bir tarafa çok daha karmaşık sorunlar yaratıyor. Aslında bu bilinçli olarak yaratılan bir durum, çünkü sağlıkta özel sektörü teşvik etmek ve halkın gözünde meşrulaştırmak isteyen egemenlerin işine geliyor. Sağlık merkezlerinde hizmet kötüye gittikçe insanlar bari özel sektöre geçsin de paramızı verip hizmet alalım noktasına geliyorlar. Yeni yasayla birlikte herkes kazancına göre hizmet alacak. şayet geliriniz var olan hastalığınızın tedavisi için gerekli parayı karşılamıyorsa öleceksiniz veya sürüneceksiniz ya da geliriniz kadar hastalanacaksınız! Yasa buna benzer pek çok sonucu bünyesinde barındırıyor.

Aslında en temel haklarına karşı bu denli ciddi bir saldırı karşısında işçi sınıfının örgütlü gücünü kullanıp bu saldırıları geri püskürtmesi hiç de zor değil. Tıpkı 15-16 Haziranlarda yaptığı gibi...

19 şubat günü sendika bürokratları miting alanında 'Bu yasaları meclisten geçirmeyeceğiz' diye haykırdılar ve devamında dediler ki; 'bu coşkuyu, bu mitingin coşkusunu yarın iş yerlerinde iş arkadaşlarınıza anlatın'. Ben genç bir işçiyim. Yaşım gereği çok fazla miting görmedim ve yine yaşım gereği işçi sınıfının egemenlerin saldırılarını durdurabildiği çok fazla miting de görmedim. Ama neyse ki kendi sınıfının sorunlarına ilgili ve sınıfının gücüne inanan bir işçiyim. İşçi sınıfının birlik olduğu zaman neler yapabildiğini tarihten okuyorum, yaşamış görmüş olanlardan dinliyorum. Aksi halde sendika bürokratlarına inanıp, 2000 işçinin bile olmadığı, doğru düzgün bir tek sloganın atılmadığı, tek tük atılan sloganların da birkaçı hariç milliyetçi, şoven bir öz barındırdığı bir mitingin bu saldırıları durdurabileceğine inanır ve orada gördüklerimi coşku sanırdım.

Ben Pazar günü ne bu saldırıları durdurmaya kararlı bir kitle ne de coşku gördüm. Ama işyerimdeki ve çevremdeki arkadaşlarıma uzun zamandır şunları anlatıyorum ve bu anlattıklarımı bu mitingde gördüklerim de doğruluyor: Çok ciddi saldırılar bizi bekliyor ve bizler bir araya gelip örgütlü gücümüzle hareket etmezsek, bu gidişe dur demezsek, hayat bizim için şimdikinden kat be kat zorlaşacak. En temel haklarımızdan biri olan sağlık hizmetinden daha çok yoksun kalacağız (daha çok, çünkü şimdi de çalışan ve her türlü değeri üretenler olarak, var olan sağlık hizmetlerinden yeterince yararlanamıyoruz).

Sendika bürokratlarının bizim yerimize söz sahibi olmalarına izin verdiğimiz sürece, onlar bu denli ciddi saldırıları, Pazar günkü mitingler gibi içi boş eylemlerle geçiştirip bizlerin ağzına bir parmak bal çalacak ve egemenlerin kendi gemilerini sorunsuz şekilde önlerine hiçbir engel çıkmadan yüzdürmelerine yardımcı olacaklar. Sendikalar bizlerin, işçi sınıfının mücadele alanlarının en önemlilerinden biridir. Ama bizler sendikalarımıza sahip çıkmadıkça buralar sendika bürokratları tarafından egemenlerin demokrasi yalanlarının doğrulayıcısı olmaktan öteye geçemiyor.

Bizler sağlığımıza, ekmeğimize, özgürlüğümüze, geleceğimize, hayatımıza sahip çıkalım. Bu dünyayı yaşanabilir bir yer yapacak tek güç işçi sınıfının örgütlü gücüdür.

Yaşasın Militan Sınıf Sendikacılığı!

Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz!

Ankara'dan Marksist Tutum okuru bir işçi


Kaynak URL:
http://www.marksisttutum.org/ankaradaherkese.htm