| Mayıs 2012, no:86 | |
|---|---|
![]() |
|
1 Mayıs: Bütün Ülkelerin İşçileri Birleşecek!
İşçi sınıfının uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs tüm dünyada kutlandı. En gelişmiş kapitalist ülkelerden, yoksulluk ve sefaletin dizboyu olduğu en geri kapitalist ülkelere kadar dünyanın dört bir yanında yüzlerce kentte aynı gün içerisinde on milyonlarca işçi ve emekçi alanları doldurarak kapitalist sömürü ve sermaye egemenliğine karşı öfkesini dile getirdi.
Darbe Soruşturmaları ve Devrimci Tutum
Bir süredir yürütülmekte olan soruşturmanın davaya dönüşmesi ve darbeci generallerden Kenan Evren ile Tahsin Şahinkaya’nın sanık sandalyesine oturtulmasıyla, 12 Eylül faşist darbesine dönük mahkeme süreci başlamış oldu. Konuyla ilgili tartışmalar tüm hızıyla sürerken, çok geçmeden, 1997’deki 28 Şubat darbesine dönük soruşturma süreci ve bu çerçevede sansasyonel tutuklama dalgaları yaşanmaya başladı.
Roboski’den KCK’ye Hükümetin Kürt Politikası
Roboski katliamından bu yana dört ay geçti. Çoğu çocuk 34 Kürdün katli sessizlik fesadıyla boğulmaya çalışılıyor. Alay komutanının görevden alınmasının haricinde katliamın “aydınlatılmasına” dair atılan hiçbir adım yok. Heron görüntülerine göre durumu değerlendireceklerini söyleyen hükümet yetkilileri, ne hikmetse hâlâ bir açıklama yapmış değiller.
Polis, Halk ve Devlet
4-10 Nisan arasında “Polis Haftası” kutlamaları yapıldı. Gerek bu kutlamalarda gerekse devlet ricalinin yayınladığı mesajlarda şu minvalde sözler edildi: Polis, halkın güvenliği için gece gündüz demeden çalışıyor, toplumun huzurunu koruyor! Her zamanki gibi, medyada da polise geniş yer ayrıldı; sempati doğuracak görüntüler eşliğinde methiyeler düzüldü.
Yeni İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası Neler Getiriyor?
İş cinayetleri dur durak bilmiyor. Her gün patronların kârını arttırmak uğruna birkaç işçi daha yaşamını yitiriyor, daha fazlası ise ömür boyu sakat kalıyor. İş Sağlığı ve Güvenliği Yasa Tasarısı ise yıllardır Meclisin gündeminde sıra bekliyor.
Sömürene Teşvik, Sömürülene Kölelik
Akaryakıta, doğalgaza ve elektriğe yaptığı fahiş zamlarla emekçilerin yoksulluğunu bir kademe daha derinleştiren AKP hükümeti, tam da aynı günlerde sermayenin yüzünde gülücükler açtıran yeni bir teşvik paketine imza attı. İşçiye, memura, emekliye sıra geldiğinde bütçe yetersizliği bahanesine sarılan AKP, iktidara geldiği günden bu yana ortalama iki yılda bir çıkardığı teşvik paketleriyle sermayeye oluk oluk kaynak aktarmakta hiç tereddüt etmedi.
Fukuşima Felâketinden Sonra
Geçtiğimiz yılın Mart ayında, Japonya’nın Honşu adası açıklarında 9 büyüklüğünde bir deprem meydana gelmiş ve bu deprem sonucunda oluşan tsunami Fukuşima’da büyük bir yıkıma yol açmıştı. Ancak bu doğal felâketin yıkım gücü, insanın ve doğanın tahribatı pahasına süren bir üretim faaliyeti temelinde işleyen kapitalizm yüzünden muazzam ölçüde katlanmıştı.
Fransa’da Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
Fransa’da 22 Nisan ve 6 Mayısta iki tur halinde yapılan cumhurbaşkanlığı seçimleri, ülkedeki siyasal-toplumsal iklime ve Haziran ayında yapılacak parlamento seçimlerine dair önemli veriler sunarak sona erdi. İlk turu Sosyalist Parti adayı François Hollande %28,6 oyla birincilikle tamamlarken, Nicolas Sarkozy %27,2 oyla onu az farkla geriden takip etti. Bu iki aday arasında geçen ikinci turu da Hollande 4 puan önde bitirerek cumhurbaşkanı seçildi.
Avrupa Birliği Sorununda Marksist Tutum /1
Elif Çağlı’nın üç bölüm halinde yayınlayacağımız Avrupa Birliği Sorununda Marksist Tutum adlı broşürü, dokuz yıl önce, Türkiye’de burjuva çevrelerde Avrupa Birliği’ne dair hararetli tartışmaların yürüdüğü bir dönemde kaleme alındı. O dönemde liberal kesimler, sınırların kalkacağı, savaşların son bulacağı, insanlığın evrensel değerlerinin bir potada kaynaştırılacağı yeni bir Avrupa Birleşik Devletlerinin ortaya çıkmakta olduğu yanılsamasını yayıyorlardı. İşte tam da böylesi bir atmosferde yazılan bu broşür, Avrupa Birliği’ne yönelik yanılsamaları yıkıyor ve onun geleceğinin sanılanın aksine son derece belirsiz olduğunu vurguluyordu. Bugün bu öngörüler tümüyle doğrulanmış bulunuyor.
AKP’nin Agresifliği ve Tahammülsüzlüğü
AKP hükümeti baskı politikalarını yaygınlaştırıyor ve giderek daha fazla otoriterleşiyor. Bir tarafta KCK operasyonları kapsamında binlerce Kürt gözaltına alınıp tutuklanırken, diğer taraftan gerçekleştirdikleri demokratik eylemler “Terörle Mücadele Yasası” kapsamına dahil edilen yüzlerce öğrenci gözaltına alınıyor, tutuklanıyor.
Kamuda Sahte Sendika Yasasına Hayır!
4688 Kamu Görevlileri Sendikaları Kanununda değişiklik öngören “sahte sendika yasası”, TBMM Genel kurulunda 4 Nisanda kabul edildi. Cumhurbaşkanının da hızla onayladığı bu yasa, resmi gazetede yayınlanarak “Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu” olarak yürürlüğe girdi.
Hasta Tutsaklar Derhal Serbest Bırakılsın!
Devrimcilere ve Kürtlere yönelik baskı ve sindirme harekâtı çeşitli yöntemlerle devam ediyor. Bu harekâtın önemli bir parçasını da, düzmece iddialarla onlarca yıla varan hapis cezalarına çarptırılan siyasi tutsaklar üzerindeki zulüm oluşturuyor. İfade özgürlüğünün önündeki engellerin kaldırıldığı, işkenceye sıfır tolerans tanındığı, otel konforunda cezaevleri yapıldığı iddialarını dilinden düşürmeyen AKP hükümeti, hakikatin üstünü büyük bir yalan ve manipülasyon perdesiyle örtüyor.
Çin: Dünyanın Atölyesinde Neler Oluyor?
Ağır baskı koşulları altındaki Çin işçi sınıfı dev gövdesiyle sömürü çarkları arasında ezilirken, iktidarda olmanın tüm nimetlerinden yararlanan Çin Komünist Partisi’nin yetkilileri, “sosyalizmden vazgeçilmeyeceğini” ilan ediyorlar. Çin işçi sınıfı, işsizlik, yoksulluk ve açlıkla boğuşurken, 1949 yılından beri Çin’i yöneten ÇKP’nin bürokratları, “sosyalizm” adına hem ekonomik hem de siyasal baskıyı arttırıyorlar.
Cezaevi A.Ş.
Kapitalist sistemin temel dürtüleri olan kâr ve rekabet, tüm toplumu büyük bir cendere içine sokuyor. Çürüyen kapitalist sistem her yanından su alıyor. Sistem yaşlandıkça bütün pislikleri gün yüzüne çıkıyor. Sermaye sisteminin vazgeçilmez direkleri tekeller, kârlarını arttırmak için denenmedik yol bırakmıyorlar.
Benden Selam Söyle Anadolu’ya!
Son günlerde ağızlarından salya akıta akıta sokaklara salınan faşist it sürüleri Kürt halkına karşı bir saldırı kampanyası organize etmeye çalışıyorlar. Gözlerimizin önünde tırmandırılmaya çalışılan bu sahneler ilk değildir. Tarih boyunca halkların arasındaki dostluğa, kardeşliğe balta vurmak isteyen egemen güçler bu saldırıları bizzat organize etmişlerdir.





