Hamdolsun Enflasyon Düştü!

Aksaray’dan bir büro işçisi

Kriz işçileri teğet geçti geçeli fiyatlar artmaya, tavan yapmaya devam etti. Hükümet enflasyon düştü diye övünedursun, biz işçiler iğneden ipliğe her şeye gelen zamlarla sefalet koşullarında yaşıyoruz. Son birkaç ayda tüketim maddelerine yapılan zamlar nerdeyse yüzde yüzü bulurken, asgari ücrete yapılan zam ise sadece %4 oranında kaldı.

Özellikle gıda maddelerine yapılan zamlar krizin faturasının emekçilere ödetilmek istendiğini ve hükümetin “enflasyon düştü” yalanını açıkça ortaya koymaktadır. Örnek olarak emekçilerin en çok tükettiği gıda maddelerinden pirincin fiyatı son bir yılda yüzde 141 artarken, pirince alternatif olarak gösterilen pilavlık bulgurun fiyatı da geçen yılın Nisan ayından bu yana yüzde 100 oranında zamlandı. İşçilere et yerine yutturulmaya çalışılan yeşil mercimeğin de fiyatı bir yılda ikiye katlanan gıda maddeleri arasında yer alıyor. Zam gelen malların sonu yok. Ayrıca elektriğe ve doğalgaza gelen zamlar herkesin malûmu. Gelen faturaların toplamı asgari ücrete yaklaşıyor.

Peki durum buyken, hükümet nasıl oluyor da enflasyon düştü diyebiliyor? Bu enflasyon neye göre hesaplanıyor? Enflasyon, sadece belli bir malın veya hizmetin fiyatının tek başına artması değil fiyatların genel düzeyinin sürekli bir artış göstermesidir. Oysa hükümet, sadece belirli tüketim maddelerinin yer aldığı enflasyon paketine göre hesap yapıyor. Bu pakette genelde, pek kullanılmayan (lüks lambası fitili gibi) ama fiyatı da pek artmayan mallar bulunuyor. Yahut mevsimlere ve dönemlere göre, fiyatı artma eğiliminde olan mallar paketten çıkartılıyor. Hesap böyle yapılınca haliyle enflasyon da düşük çıkıyor! Her şeye bu kadar zam gelmişken resmi enflasyon oranı %10 olarak hesaplanıyor.

Gerçekleri çarpıtarak enflasyonu düşük çıkartan hükümet ve sermaye sınıfı, işçilerle yaptığı pazarlıkta da bu yalanı kullanarak ücretlerde gerçek enflasyon oranının altında bir artış gerçekleştiriyor. Böylece ücretlerimiz kâğıt üstünde artıyor görünürken gerçekte azalmış oluyor. Oysa ücretlerimizdeki artışlar gerçek enflasyon oranına göre yapılmalıdır. Dünyanın bütün ülkelerinde patronlar sınıfı aynı kandırmacayla işçilerin gerçek ücretlerini düşürüyorlar.

Bu yüzden, enflasyon oranları işçi sınıfının temsilcilerinden oluşan kurullar tarafından belirlenmeli ve ücretler de önce insanca yaşayabileceğimiz bir düzeye çekilip, ardından da gerçek enflasyon göre otomatik olarak yükseltilmelidir.