Gazze Katliamı 1. Yılında Lanetlendi

2009 yılına girerken katil İsrail devleti yeni yıl kutlamasını Filistinlilerin kanını içerek yapmıştı. 22 gün boyunca fosfor bombaları, savaş uçakları ve gelişmiş silahlar Gazze üzerinde ölüm kusmuş, bunun sonucunda 1500 Filistinli katledilmiş, binlercesi yaralanmıştı. Evler, hastaneler, okullar, camiler her türlü sivil yerleşim alanı bu hayasız saldırıdan nasibini almıştı. Bu binalar ve hatta Gazzelilerin İsrail ablukası altında açlıktan ölmemek için çare olarak Mısır sınırına kazmış olduğu yeraltı tünelleri bile bombalanarak tarumar edilmişti. Tüm dünyanın gözleri önünde gerçekleşen İsrail saldırılarına, Filistinliler fırsat bulabildiklerinde el yapımı Kassam füzeleriyle cevap vermeye çalışmışlardı. Ancak atılan her Kassam, bu roketlerin varlığını bahane eden İsrail’in daha kudurgan bir şekilde saldırmasını tetiklemişti.

Katliam birinci yılını doldururken, dünyada ve Türkiye’de birçok eylem gerçekleştirildi. Bunlardan biri de 27 Aralıkta Tünelden Taksim Meydanı’na kadar yapılan yürüyüşlü eylemdi. Filistin İçin İsrail’e Karşı Boykot Girişimi’nin gerçekleştirdiği eylem, Tünel önünde kortejlerin oluşturulmasıyla başladı. Yürüyüş boyunca yapılan konuşmalar ve atılan sloganlarda Türkiye devletinin İsrail’le olan askeri, ekonomik, akademik ve siyasi ilişkilerini kesmesi, “Davos’ta Kandırma İsrail Burada”, “Konya’da Tatbikat, Gazze’de Felâket” sloganlarıyla talep edildi. Gazze’yi bir açık hava hapishanesine dönüştüren Ayrım Duvarlarının yıkılması, İsrail ve Mısır ablukasının kalkması talebi “Duvar Yıkılsın Abluka Kalksın” sloganıyla dillendirildi.

Yapılan basın açıklamasında, ulusal haklarını savunmak isteyen Filistinlilerin 60 yıldır tüm dünyanın gözleri önünde katledildiği vurgulandı. İsrail’e karşı bir yandan Davos’ta efelenirken öbür yandan devletin çıkarlarını gerekçe göstererek İsrail’le ilişkileri sürdüren AKP hükümeti eleştirildi. Eylemin, İsrail’e karşı başlatılan boykot için bir deklarasyon olduğu, kampanyanın bir ürün boykotundan ibaret olmadığı; İsrail devletinin askeri, ekonomik, kültürel ve ekonomik alanda tecrit edilmesini amaçladığı ifade edildi.

2010 yılına girilirken, İsrail saldırılarını yeniden tırmandırma sinyalleri veriyor. Geçtiğimiz günlerde Gazze ve Batı Şeria’da 6 Filistinli katledildi. Ancak işbirlikçi Mahmut Abbas yönetimiyle el birliği içinde Hamas’ın ve direnen Filistin halkının belini kırmaya çalışan İsrail’in gerçekleştirdiği saldırılar ve katliamlar, şimdiye kadar Filistin halkının kin ve öfkesini bilemekten başka bir sonuç vermemiştir, şimdiden sonra da vermeyecektir. Bu katliamların yol açacağı yıkım ne denli büyük olursa olsun, kanla beslenen emperyalist-Siyonist vampirler ne denli zafer sarhoşluğu yaşarlarsa yaşasınlar, Filistin halkının haklı davası son bulmayacaktır.

Filistin Halkı Yalnız Değildir!

Yaşasın İşçilerin Birliği, Halkların Kardeşliği!