Emperyalist-Kapitalist Vahşetin Fotoğrafları

Pendik’ten bir Marksist Tutum okuru

Emperyalist-kapitalist devletlerin tümü, sermayedarların saltanatını sürdürmek, bir avuç asalağın cennetlerini ölümsüzleştirmek için her türlü zorbalığa ve hatta vahşete başvurmaktalar. Bu barbarca vahşetin fotoğrafları ABD arşivlerinde açığa çıktı. ABD’nin 5 Mayısta açtığı ulusal arşivde, 58 yıl önce yaşanan Kore Savaşına dair tüyler ürperten fotoğraflar var.

Fotoğraflarda Koreli siyasi tutsaklar 1950 yılında yani savaş başlamadan hemen önce bizzat Koreli askerler tarafından hunharca katlediliyorlar. Hükümetlerinin savaş ve sömürü politikalarına karşı çıkan Koreli siyasi tutsaklar sorgusuz sualsiz, topluca infaz ediliyorlar. Emperyalist devletlerin askerleri de kardeşlerine kurşun sıkan Koreli askerlerin hemen arkasında sıralanmış.

Kore Savaşı bilindiği gibi 1950 yılında ABD emperyalizmi tarafından başlatılmıştı. ABD, emperyal hedeflerini başarmak ve SSCB’nin Çin’den sonra Kore’yi de nüfuzu altına almasına engel olmak amacıyla savaşı 3 yıl boyunca acımazsızca sürdürdü. Savaşın ertesinde Kore ikiye bölündü ve milyonlarca işçi ve emekçi öldürüldü. Kimyasal silahların da kullanıldığı savaşta, kentler acımazsızca bombalandı ve insanlar toplu halde katledildi. Fakat ABD emperyalizmi bu vahşeti hayata geçirirken yalnız değildi. Başta savaşa katılmakta elinden gelen her türlü gayreti gösteren Türkiye olmak üzere, 25’in üzerinde ülke de Kore vahşetine asker göndererek destek ve ortak oldu. “Mehmetçiğin kanı feda olsun” diyen Demokrat Parti hükümeti, binlerce askeri Kore’ye zorla yolladı. Kore’de Türk askerlerinin kahramanlıkları diye anlatılan hikâyelerin ne olduğunu, aslında şu an bakmakta olduğunuz fotoğraflar özetlemektedir.

On binlerce siyasi tutuklunun savaşın ön gününde katledilmesi, çürümüş düzenin korkusunu gözler önüne seriyor. İşçi ve emekçilere önderlik edecek devrimci siyasi tutsaklar, hapsedilmelerine rağmen, varlıklarıyla sömürücü sistemi tehdit etmeye devam etmişlerdi. Siyasi tutsaklar savaşa engel olmak, sömürücü iktidara son vermek ve ulusal kurtuluşu gerçekleştirmek için mücadele veriyorlardı. Burjuvazi onları vahşice katletti ve hemen ardından namluların ucunu acımazsızca tüm halka çevirdi.

Emperyalist-kapitalist düzenin namlularının ucunda, insanlık bugün de inim inim inletilmeye devam ediliyor. İnsan elbette geçmişin kara tarihinin hesabını sormalı. Ya günümüzde yaşanan vahşete ne demeli? Yayılan emperyalist paylaşım savaşı dünyamızı yeni vahşet fotoğraflarına boğmaya devam ediyor. İşgal altındaki Irak’ta, Afganistan’da, Filistin’de yaşanan işkenceler ve katliamlar her gün televizyonlarda üstelik canlı canlı sergileniyor. Ezilen kardeş Kürt halkına dönük baskıları ve zorbalıkları, ateşe verilen binlerce köyü, yanan hayvanları ve katledilen insanları da unutmamak gerekiyor.

İşçi sınıfının onyıllardır yaşadığı devrimci önderlik boşluğu, emperyalizmin dünyada bu denli fütursuzlaşmasına neden oluyor. Nüfuz alanlarını genişletmek ve daha çok kâr etmek uğruna emekçiler birbirine kırdırılıyor. Günümüzün emperyalist düzeni, 1950 yılında yaşanan ve bir kısmı fotoğraflara yansıyan vahşeti katlarca aşan bir barbarlık seviyesine ulaşmış bulunuyor. Bu vahşete mani olacak tek güç örgütlü işçi sınıfıdır. İşçi sınıfının devrimci mücadelesi kapitalizmin tüm katliamlarının hesabını soracak ve sömürücülerin inşa ettikleri zindanları yok ederek insanlığı barış ve kardeşliğin fotoğraflarıyla tanıştıracak!

Ya Barbarlık Ya Sosyalizm!

Dünya Devrimi İçin Enternasyonalist Mücadeleyi Yükseltelim!