Burjuva Egemenliğinin Vahşeti Sınır Tanımıyor

AB'ye katılım sürecinde demokratikleşme doğrultusunda adımların atılacağının vaat edildiği Türki­ye'de düzenin iki yüzlülüğünü teşhir etmek için aslında çok fazla söze gerek yok. Egemen güçlerin vahşeti geçtiğimiz günlerde 17 devrimci insanın yaşamına son verdi.

17 Haziranda, Dersim'in Ovacık ilçesi kırsalındaki Mercan Vadisinde MKP (Maoist Komünist Parti) toplantısını basan düzen güçleri, 17 devrimciyi hunharca katletti. Katliamdan sağ kurtularak düzen güçlerinin elinde tutsak kalan 3 devrimcinin isimleri ve akıbetleri ise halen belli değil. Devrimci insanlar yalnızca katledilmekle kalmıyor, ölü bedenleri parçalanıyor, yakılıyor. Burjuvazi devrimcilerin ölü bedenlerinden bile intikam almak istiyor!

Cinayet listesini her geçen gün biraz daha kabartan burjuva egemenliğinin son dönemde gerçekleştirdiği katliamlar kuşkusuz bununla sınırlı değil. Kürt devrimcilerine karşı düzenlenen operasyonlar, sömürü ve baskı düzeninin temsilcilerinin gözü dönmüşlüğünü olanca çarpıcılığıyla gözler önüne seriyor.

Ozanın dediği gibi, 'Onlar engerekler ve çıyanlardır; onlar ekmeğimize, aşımıza göz koyanlardır; tanı bunları, tanı da büyü!'

Türkiye işçi sınıfı ve onun devrimci güçleri, kayıplarının hesabını tutmayı unutmayacak ve vahşette sınır tanımayan burjuva egemenliğini tarihin çöplüğüne göndermek üzere mücadele bayrağını yükseltecektir.