Bir Zincir Yitirenler Bir Dünya Kazanacak

İşçi sınıfının bilimiyle ve yaşanmış deneyimlerin dersleriyle donanmadan, sınıfsız ve sömürüsüz bir dünyayı yaratma mücadelesinde zafere erişilemez.

25 Haziran Pazar günü gördüklerim bana umut, güven ve cesaret verdi. Uluslararası İşçi Dayanışması Derneğini kuran İşçi Özeğitim Gruplarının ortaya koyduğu emek, sınıfın deneyimlerinden gerekli dersler çıkarıldığında nelerin başarabileceğinin de birer kanıtıydı aslında. Geçmişin hatalarına ve nesnelliğine gerçekçi ve soğukkanlı bir bakış, inanç, kararlılık ve coşkunun sınıf bilinciyle kaynaşmış haliydi. İçimizi titreten, yapabileceklerimize inancımızı tazeleyen samimi sözler, mücadelenin simgeleri haline gelmiş marşlar, şarkılar ve şiirlerle 3 saat dopdolu geçti. Haziran ayının bu sıcak günlerinden birinde aynı mekânda her yaştan 600'e yakın kişi pür dikkat sahneye kilitlenmiştik. Bir heyecan bir telaş ama bir düzen ve disiplinle; beynimize, gözümüze ve yüreklerimize doğru sızan, kızıl tişörtleriyle bir sürü proleter karınca sahnede, salonda, kapıdaâ?¦ Salonu dolduran yüzlerce kişiye sımsıcak bir merhabayla başladılar sözlerine.

Etkinlik başlarken UİD-DER adına yapılan konuşmada, 'sınıfsız sömürüsüz bir dünya istiyoruz ve bu mümkündür' denildi. Ama bunu başarmak için çıkılacak mücadele yolunun uzun ve meşakkatli bir yol olduğu da vurgulandı. Zaten çoktandır bu yolda yürümeye başlamış yürekli genç insanlar, neler başarabileceklerinin çok güzel bir örneğini sunmaktaydılar. Anlamlı bir açılışla bu meşakkatli yola 'merhaba' dedi Uluslararası İşçi Dayanışması Derneği. Türkiye işçi sınıfının mücadele tarihindeki en şanlı sayfalardan biri olan 15-16 Haziran anması olarak hazırlanmıştı etkinlik. Daha kapıdan girerken salonun giriş bölümünde işçi sınıfının bu güçlü başkaldırısının resimlerinden oluşan küçük sergi ve bir kitap standı karşıladı bizleri.

15-16 Haziran büyük işçi direnişi, onu unutturmak isteyenlere inat, tüm yaşanmışlığıyla yeniden hatırlatıldı. Sinevizyondan akan görüntülere, marşlarla işçi korosu, şiirler ve şarkılar eşlik etti. İki bölümden oluşan etkinliğin birinci bölümü biterken sahneye çıkan işçi tiyatro topluluğunun sunduğu 'işçi sınıfının uykusundan uyanışı' gösterisi bizleri karmaşık duygulara sürükledi. Ayakta ve dakikalarca alkışlanan gösteri işçi sınıfının mücadelesinin her zaman yükselen bir çizgide devam etmeyeceğini, ama o bir defa kafasını kaldırmaya karar verdiğinde de kimseden icazet almayacağını anlattı bana. Tabii en önemlisi de doğru bir siyasal önderlik işin olmazsa olmazıydı. Gerek bu tiyatro gösterisi, gerekse müzik grubunun tınılarını bir yazıda anlatabilmeyi ve onu hissettirebilmeyi çok isterdim. Ama ne yazık ki bazı şeyler yazı ya da sözle ifade edilemiyor. İşte bu yüzden işçi sınıfının müziğinin de, tiyatrosunun da yani sanatının da bambaşka işlevi ve katkısı var.

Gerek sunum boyunca yapılan konuşmalarda, gerek dernek adına yapılan konuşmada, gerekse mücadelenin uluslararası karakterini tamamlayan İspanyol tersane işçisinin yaptığı ve sloganlarla süren konuşmalarda öne çıkan en önemli vurgu, işçi sınıfını doğru fikirlerle donatacak ve onu asıl düşmanı olan kapitalizmin temellerine yöneltecek devrimci bir önderliğin yaratılmasının bugün en acil görev olduğu idi.

'Bugün işçi sınıfı yeniden güç topluyor ve kendi bağımsız sınıf çıkarları temelinde yeniden mücadeleye atılmaya hazırlanıyor. Dünyamızı ve bugünüyle, yarınıyla işçi-emekçi kuşakları felakete sürükleyen emperyalist-kapitalist düzene karşı mücadele bayrağını yükseltmeliyiz' denilerek bitirilen etkinlikte sık sık şu sloganlar yükseltildi: 'Yaşasın Sınıf Dayanışması', 'Dünyanın Bütün İşçileri Birleşin', 'Örgütlüysek Her şeyiz Örgütsüzsek Hiçbir şey'!

Günümüzde, geçmiş mücadele deneyimlerinin de ışığında devrimci Marksist bir önderliği yaratma mücadelesine hız verilmesi gereken bir dönemden geçiyoruz. Bu önemli görevin başarılması mücadelesine yüreğini koyan Uluslararası İşçi Dayanışması Derneğini kuranları bu coşkulu ve umut veren açılış etkinliği için kutluyor ve mücadelelerinde başarılar diliyorum.

Marksist Tutum okuru bir sağlık emekçisi