Bir Burjuva Uzaya Gitti, Siz Bu Yıl Nereye Gidebildiniz?

Eylül ayında İranlı bir kadın 20 milyon dolar ödeyerek uzay turisti oldu. Herhalde bu haberi duyan milyonlarca insanın yüreği insanlığın artık uzaya da gidebildiği bir çağda yaşamanın gururuyla okşanmıştır. Artık insanoğlu uzaya gidebiliyor! İnsanlık ne muazzam bir yol almış! Daha çocukken uzayla ilgili okuduğum yazılarda, insanın uzaya ilk adım atışı söylenen şu sözle hafızamda yer etmiştir: 'Bir insan için küçük bir adım ama insanlık için büyük bir adım!'. şimdi kapitalist dünyanın ikiyüzlülüğünü yaşamın her alanında görürken, insanlığın büyük adımının yalnızca burjuvaziye yaradığını görüyorum. Yüz milyonlarca insanın açlık sınırında yaşadığı, günde birkaç dolarla geçinmeye çalıştığı bu dünyada, birilerinin gözünü bile kırpmadan uzay yolculuğu için 20 milyon doları ödemesinin ne yaman bir çelişki olduğu hafızama kazınıyor.

İstanbul'da yaşayıp da deniz görmemiş insanlarla karşılaştığımda şaşırmıyorum artık. Merak etmediğinden değil, çalışmaktan arta kalan boş bir gün bulup da ailesiyle şöyle bir gezmeye zaman bulamadıklarından, çoluk çocuk gitmeye kalkıştıklarında o günlük yemek parasını yola vermek durumunda kalacaklarından. İstanbul'a adımını attığından bu yana yıllarca bir kere bile denizin kokusunu solumamış işçi aileleri bize hiç yabancı değil.

Her aybaşı, işe gitmek için en ucuz yol olan aylık otobüs kartlarımızı aldığımızda, en azından işten kalan zamanlarda yaşadığımız kentin müstesna yerlerini dolaşarak verdiğimiz paranın acısını çıkaracağımızı düşünür ve kendimizi rahatlatmaya çalışırız. Ama ay sonu geldiğinde bir yere gidecek fırsatı bulamadığımızı görürüz. Bizler kendi yaşadığımız şehri, yaşadığımız toprakları bile gezemezken, buna fırsat da para da bulamazken, burjuvalar milyonlarca dolar ödüyor ve dünyanın en güzel yerlerini gezebilme imkânına sahip olup, bunu da aşarak uzaya kadar gidebiliyor!

Uzay turisti olan kadın, dijital ev teknolojileri pazarlayan bir şirketin kurucularından ve yöneticilerinden bir burjuva. Ödediği paranın ek hizmetleri olarak yaşamının güvenliği için yapılanlara bakalım: Uzay turistinin güvenliği için 14 uçak ve 18 helikopter Rus Federal Havacılık Servisi tarafından harekete geçiriliyor. Sivil ve askeri uzmanlardan oluşan 300'den fazla kişi kaza veya benzeri durumlarda uzay yolcularını korumak amacıyla alarm durumuna geçiriliyor. Ayrıca Rus donanması Japon Denizinde seferber ediliyor, zorunlu iniş halinde devletlerarası anlaşmalarla ilgili hazırlıklar yapılıyor. Tüm bunlar tek bir insan (ama burjuva) için yapılıyor. Burjuvaların hayatı çok değerli tabii!

Hemen aklıma biz işçilerin insan olarak ne kadar değere sahip olduğumuz geliyor. Bıraktım gezmeye, eğlenmeye hakkımızın olmasını, bu sistem bizim en temel ihtiyaçlarımızı sağlayamıyor. Paramız olmadığında en acil sağlık sorunlarımız bile çözülmüyor, ölüme terk ediliyoruz; sağlıksız konutlarda yaşıyor, eğitim hakkından mahrum bırakılıyoruz. Eğitim hakkını elde edenler de burjuvazinin beyin yıkama operasyonlarına maruz kalıyorlar. İnsanlığın uzaya gittiği çağda hâlâ çağlar öncesine ait hastalıklarla boğuşuyoruz: verem, kolera, uyuz... Doğal felâketler olduğunda yoksul bölgelere acil kurtarma araçları göndermeyen, oradaki insanları ölüme terk eden burjuvazi, kendi sınıfından bir insan için yüzlerce profesyonel insanını seferber ediyor.

Yaşadığımız dünya insanların çok küçük bir kısmı için hayal bile edemeyeceğimiz bir bolluk sunarken, yüz milyonlarımız için ise kıtlıktan başka bir şey vaat etmiyor. Zorunlu yaşamsal ihtiyaçların karşılanması mücadelesi içinde gezmek, görmek artık nerdeyse lüks ihtiyaçlar kategorisine giriyor. İşçi sınıfı her konuda olduğu gibi burada da seyirci pozisyonunda kalıyor ve medyada cesur bir kadının uzay turisti olduğuna dair 'mütevazı' bir haber geçiyor!

Marksist Tutum okuru bir eğitim emekçisi