Alfalı Kardeşlerime Yanıt

Alfalıların mektubunu yanıtsız bırakmak istemedim. Ben de cevaben bir şeyler karalama ihtiyacı duydum. Umarım aracı olursunuz!

Merhaba Alfalı Kardeşlerim!

En başta sizin dünya dışından olan insanlar olarak biz dünyalı insanlığa, ama aramızda doğru bir ayırım yaparak, göndermiş olduğunuz mektup bizi çok mutlu etti ve umutlandırdı. Bugün dünyamız tıpkı sizin tarih öncesi kalan çağlarda yaşadığınız gibi sömürücü bir sınıfın elinde. Dünyadaki zenginliklerden tüm insanlığın aynı şekilde faydalanabildiği, tadına varabildiği söylenemez. Dünya toplumun sınıflı yapısından dolayı gittikçe yok oluş girdabına doğru yol alıyor. Her gün çıkar çatışmaları nedeniyle insanlık ve doğa büyük bir tehdit altında.

Dünyamızda sınıf çatışmaları tarihi, yaşamın ortaya çıkış tarihine göre çok küçük bir zaman dilimini kapsıyor (insan türünün 2 milyon yıldır varlığını sürdürmesine karşın sınıflar yaklaşık 6 bin yıldır var). Fakat son egemen sistem olan ve halen varlığını sürdüren kapitalist sistem ile birlikte (yaklaşık 300 yıldır) çok hızlı toplumsal ve teknolojik dönüşümler yaşanırken öte taraftan sistemin düzensiz yapısı nedeniyle uçurumun kıyısına her geçen gün daha da yaklaşmaktadır dünya.

Bizde uzay araştırmaları yaklaşık 50 yıldır yapılıyor. Ne var ki araştırmaların amacı insanlığın genelinin yaşamını kolaylaştıracak bulgular elde etmek değil. Dünya üzerinde açlık nedeniyle insanlar her gün yığınlar halinde ölmekte iken, pazar alanlarının paylaşımı ve yeniden paylaşımı için sömürücü sınıf tarafından yığınlar halinde savaş alanlarına sürülürken, dünya dışında yaşam formları araştırmalarının tek amacı olabilir: talana dünya dışını da dahil etmek!

Pazar ve hammadde kavgaları nedeniyle gittikçe yaşanmaz hale gelen dünya olur da yok olursa egemen sınıfımızın varlığını sürdüreceği ve aynı zamanda sömürücü sınıf olma özelliğini sürdürebileceği yeni yaşam alanlarına ihtiyacı olacak. Gerçekten insanlık yararına bir şey yapacak olsalardı, dünyanın dışına göz dikmek yerine en başta dünya üzerindeki yoksulluğun çaresini bulmak için seferber olurlardı. Ama faydasız! Çünkü sizin de kendi tarihinizden bildiğiniz gibi, yoksulluğun ve her tür ayrımcılığın ortadan kalkması ancak sınıflı toplumun tümüyle ortadan kaldırılmasıyla mümkün olabilecektir.

Sizden önce yaşadığımız dünyadan birileri sizin gezegeninizi keşfetmiş olsa gezegeninizdeki yaşamın kısa sürede yok oluşa sürükleneceğini söylemek bir tahmin olmanın dışında olurdu. Kendi tarihimizde, üstelik çok da uzak bir tarih de sayılmaz, dünyanın yeni keşfedilen yerleri işgal edilerek buralarda yaşayan insanların şanslı olanları köleleştirilmiş, geri kalan büyük bir bölümüyse ortadan kaldırılmıştı. Ama korkmanıza gerek yok. Zaten bu gidişle teknoloji o noktaya varmadan dünyadaki yaşam da ortadan kalkacak!

Yapılan uzay araştırmalarında henüz bir bulguya rastlanmamış olsa da bu konuya dair çok sayıda sinema filmi yapıldı, kitaplar yazıldı. Bunların çoğunda, yazarların ve senaristlerin, ileri teknolojiye sahip fakat yaşayan canlılar arasındaki ilişkilerin ciddi sorunlar taşıdığı bir gezegen ya da gezegenler tablosu çizdiğini görürüz. Ama onlardan zaten farklı bir fikir öne sürmelerini beklemek de mümkün değil. Çünkü dünyamızda egemen olan fikirler, egemen sınıfın fikirleridir. Ve onların daha ileri bir yaşamı, sınıfsız bir toplumu resmedebilmeleri kendi çıkarlarına aykırı da olacağından mümkün değil. Olur da öyle bir senaryo yazan olursa (ki öyle biri zaten devrimcidir), ya tamamen yasaklanıyor ya da ciddi bir sansürden geçiriliyor.

Sevgili Alfalı kardeşlerim, sizin ulaştığınız düzey başta da belirttiğim gibi bizi umutlandırıyor. Bugün sömürücü sınıf azınlık olsa da, ezici çoğunluk durumunda bulunan emekçi insanların tamamının kapitalizme karşı mücadele yürüttüğünü söylemek mümkün değil. Günümüze kadar süren mücadelelerde birçok bedel ödendi. Ama bu bedellerin karşılığını bulduğu henüz söylenemez. Yine de önemli bir deneyim yaşandı 1917 dünya yılında. Bu tarihte emekçiler egemenleri bulundukları tahttan indirerek kendi iktidarlarını kurdular. Ama bu iktidar deneyimi ne yazık ki çok kısa sürdü. Bizler, devrimci mücadeleyi yürüten insanlar olarak yaşadığımız deneyimlerden dersler çıkarma aşamasındayız daha. Bugün çok küçük adımlarla ilerleyebiliyoruz ancak. Bizler bir taraftan yeniden toparlanma çabalarımızı sürdürürken kapitalistler boş durmuyorlar. Uzaktan baktığınızda mavi görünen gezegenimiz, kanın rengini almış durumda.

Sizin bir dönem aklınızı isyan ettiren olaylar günümüzde bizim yaşamımızın bir parçası. Ama insanlığın büyük bir bölümünün aklı dumura uğramış, kötürümleştirilmiş durumda. Bizler bu dünya üzerindeki yaşamı yeniden yaşanılabilir kılma mücadelesini veren insanlarız. Bugün bu mücadelemizde bize rehberlik eden bilimsel silahımızın adı Marksizm. Eminim dünya üzerinde yaptığınız araştırmalarda Karl Marx'ın adına rastlamışsınızdır. Ve tabii ki haksızlığa karşı isyan bayrağını kaldıran daha birçok insanın adına da. Marx, bundan yaklaşık 150 yıl önce kapitalist sistemin doğasını deşifre etmiş ve ona karşı mücadele eden insanlara da önemli bir silah bırakmıştı.

Alfalı kardeşlerim! Yürüttüğümüz bu mücadele kendi içinde parçalanmış durumda. Ne yazık ki içinde bulunduğumuz gericilik dönemi, kapitalizme karşı mücadele yürüten insanları da kendi içlerinde parçalamış bulunuyor. Yine de bizler geçmişte yaşanan deneyimlerden çıkardığımız derslerle kararlı adımlarla yürüyen bir avuç insan olsak da, artık sizlerden de biliyoruz ki, bugün sürdürmekte olduğumuz kararlı mücadeleyle eninde sonunda insanlığın kurtuluşunun yolunu açacağız. İnsanlığın içinde bulunduğu cenderede eriyip gitmesine, kapitalistlerin insanlığı yok etmesine izin vermeyeceğiz. Bizi izlemeye devam edin. Bizim yaşayacaklarımız, geçmişte sizin yaşadıklarınız hakkında daha net bilgilere ulaşmanıza yardımcı olacaktır. Çok gerekli de değil ya!

Yazdığım bu mektup umuyorum size ulaşır.

Dünyalı bir genç devrimci